Herkese selamlar! Bugün sizlere Alman Progressive ve Avant-garde Metal grubu “Maladie”nin bu yıl çıkardığı “The Dance of Tragedies” albümünden söz edeceğim. Bu albümü siteye yazıp yazmama konusunda çok gidip geldim. Çünkü dinlediğim süre boyunca hiçbir şekilde olumlu bir şey bulamadığım bir albüm oldu. Bu albüm üzerine söyleyeceğim zaten çok az şey olacaktı ve bu yüzden de yazmasam daha iyi diye düşünmüştüm. Fakat sonrasında ise böyle bir albümün Metal camiasında neyi temsil ettiğini veya böyle bir müziği ekstrem bir tür diye adlandırmanın ne derece doğru olduğu üzerine yazmak istedim. Bu yüzden de klavyenin başına oturdum. Birkaç ay önce keşfetmiştim Maladie’yi. Grubun adı Fransızca ve “hastalık” anlamına geliyor. Albümlerin temalarını da genelde hastalık üzerine kurguluyor grup. Bana göre oldukça garip bir tercih ama sonuçta grubun tercihi bu. 2009 yılından bu yana Metal camiasında Maladie. Grubun icra ettiği tür için Progressive Black Metal ve Avant-garde Black Metal etiketleri yapıştırılmış. Black Metal’e hakaret gibi bir şey bu bence. Çünkü The Dance of Tragedies Black Metal’e sadece koklatılmış olabilir. İçinde Progressive ve Avant-garde etkileri olan, Punk, Rock, Nu-Metal ve Heavy Metal gibi türlerin karıştırılması ile ortaya çıkan bir müzik. Hatta elektronik müzik yoğunluğu da hatırı sayılır ölçüde var. Bu yüzden de bu grubu Black Metal ile aynı cümlede geçirmek bile büyük saçmalık. İlk dönemlerinde belki Black Metal etkisi olabilir, orasını bilemem. Fakat The Dance of Tragedies kesinlikle hiç alakası olmayan bir albüm. Birkaç blast beat yazımı var diye Black Metal diyemeyeceğim bu albüme.
Bu albüm Metal’in içinde neyi temsil ediyor? Bunu aslında ben cevaplarken sizlerin de dinleyip, cevaplamanızı rica edeceğim. Ekstrem bir türün çatısı altında lanse ediliyor The Dance of Tragedies. Bu yüzden de beklentimiz de haliyle ekstrem yoğunluğun duyulmasıdır. İçinde keman, saksafon, elektronik müzik partisyonları olan bir albüm The Dance of Tragedies. Bu yüzden bile zaten Black Metal ile alakası olmasını bırakın çoğu ekstrem türle de yan yana gelemez. Diğer taraftan, genel müzikal çerçeve içinde baktığımızda da vasat ve vasatın altı şarkı yazımları var. Dinlediğiniz herhangi bir şarkının akılda kalıcılığı yok. Bu albüme hayran olmak için gerçekten çok zorlamanız gerekiyor kendinizi. Çok optimist olmanız gerekiyor. Gitar soloları, riff yazımları ve diğer enstrümanların göstermiş olduğu varlıklar öylesine bölük pörçük ki, sanki biri kocaman bir yapbozu dağıtmış ve öyle de bırakıp gitmiş gibi. Albümdeki şarkıları birer birer geçtikçe sıkıntım daha da arttı ve bu albüm zaman ayırdığım için kendimi suçlamaya başladım. Güya çok kompleks ve geniş yelpazeye sahip bir müzik çeşitliliği olan bir albüm dinliyorsunuz. Fakat günün sonunda ne dinlediğinizi ifade edecek birkaç iyi cümle bile bulamıyorsunuz. Biliyorum, çok sert şeyler söylüyorum ama inanın en kibar şekilde bunu ifade etmek istiyorum. Her grubu keşfettiğim zaman iyi şeylerle karşılaşacak değilim elbette. Günün sonunda buraya da hep iyi şeyler de yazacak değilim.
Alman Maladie’nin The Dance of Tragedies albümü hakkında söyleyecek en ufak olumlu bir şey yok bende. En kibar tabirle bu albüm tam bir zaman kaybı. Bir başka yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!
Albüm Puanı: 4/10


Yorumlar
Yorum Gönder