Herkese selamlar! Bugün de Black Metal’in geçmişine doğru yaptığımız yolculuğa devam ediyoruz. Bu defa benim için neredeyse hiçbir şey ifade etmeyen ve bu zamana kadar da doğru dürüst merak etmediğim bir grubun ilk albümünden sizlere söz edeceğim. Norveç Black Metal ekolünün köklü gruplarından biri olan “Enslaved”in 1994 yılında çıkardığı ilk LP’si “Vikingligr Veldi” bu yazının konuğu oluyor. Enslaved’in bu zamana kadar sitede sadece tek bir albümünü yazmışım. Bu yazıya başlamadan önce sitede grup hakkında bir şey yazmış mıyım diye bir arama yaptım ve 2018 yılında grubun 2003 yılında çıkardığı “Below the Lights” albümünün kritiğini yazdığımı gördüm. Aradan uzun bir zaman geçtiği ve benim de Enslaved hayranı olmadığımdan mütevellit bu albümü yazdığımı elbette hatırlayamadım. Sonra Below the Lights hakkında yazdığım yazıyı okudum. O zaman da Enslaved beni etkilemeyi başaramamış. Bunun temel nedeni olarak o zamanlar da ekstrem türleri kendi çerçevemde daha fazla genişletmeye çalışmam ve genelde de daha sert ve niş şeyleri dinleme isteğimdi. Fakat albümü bugün bir kez daha dinlediğimde hala aynı duyguların var olduğunu fark ettim. Demek ki Enslaved’in icra ettiği Black Metal benlik bir şey değil. Yine de Black Metal sahnesinin önemli yapı taşlarından biri olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Bu grubun Norveç Black Metal sahnesinden dünya çapında hayranları olan bir gruba evrilmesinde ilk albümü Vikingligr Veldi’nin ciddi anlamda büyük bir katkısı var. 1990’ların başındaki “İkinci Dalga Black Metal” gruplarından bir başkası olan Enslaved, ilk albümü ile dikkat çekici bir iş ortaya koymayı başarmış. Fakat bu zamana kadar incelediğim old-school Black Metal albümleri arasında beni yine en az etkileyen albüm de Vikingligr Veldi oldu. Örneğin bir önceki yazıdaki “Behexen”in “Rituale Satanum” albümünün o dehşetengiz havasının yanında Vikingligr Veldi çok daha basit ve vasat bir iş olarak kalıyor.
Black Metal’i İskandinav mitleri ile harmanlayarak bir müzik icra ediyor Enslaved. Bu yüzden de grubun öncelikleri arasında epik bir atmosfer yakalamak var. Bunu ilk albümünde yakaladığını söylemek zor. Fakat o zamanki atmosferik işlere baktığınızda da dönemin şartları için aslında yeterli düzeyde epik atmosfer havası var. Sadece günümüzde çok cılız kalıyor. Enslaved’in icra ettiği Black Metal’in içinde hem melodik hem de progresif Black Metal etkileri de var. Grubun bu yönde ilerlemesinin de yine sebebi aynı: Destansı bir Black Metal albümü yaratmak! Bu albümü dinlerken Enslaved’in oldukça cüretkâr bir işe kalkıştığını da düşünmeden edemedim. Black Metal’in o genomunu korumaya çalışırken bir yandan da melodik partisyonlar ve klavye ile aralara serpiştirilen atmosferik öğelerle hem sertliği hem de o sofistike havayı iyi bir şekilde bizlere sunuyor. Bu albümü dinlemekten genel olarak keyif alsam da benim için etkileyici bir tarafı olmadı. Prodüksiyon kalitesi ise tatmin edici seviyede. Bu albüm her ne kadar benim için tatmin edici olmasa da Enslaved’ın kariyerinin günümüzdeki noktaya gelmesinde büyük bir mihenk taşı olarak gösteriliyor. Grubun günümüz Black Metal sahnesinde de ciddi anlamda aranan bir grup olması ve yeni birçok grubun da ilham kaynağı olması tesadüf eseri olmuş bir şey değil. Birçok kesim tarafından dinlenen ve oldukça sadık hayran kitlesi olan bir grup. Bu albümü Below the Lights’tan daha çok beğendiğimi de belirtmeden yazıyı bitirmek istemiyorum.
Enslaved'in kariyerinin ilk LP’si olan Vikingligr Veldi’yi birkaç kere baştan sona kadar dinledim. Albümün ne kadar değerli bir iş olduğunu biliyorum. Fakat benim için efsanevi albümler arasında gösterilmesi zor bir albüm. Enslaved’e olan bu meraksızlığım bu albümle de kırılmadı. Bir başka yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!
Albüm Puanı: 8/10



Yorumlar
Yorum Gönder