Herkese selamlar! Bugün sizleri çok güzel bir atmosferik yolculuğa götüreceğim. Daha doğrusu ben bu yolculuğu yaşadım ve sizlere de yaşadığım yolculuk hakkındaki deneyimlerimi anlatacağım. Böyle yazıya giriş yapınca da büyük üstat Yusuf Güney gibi astral seyahate çıkmışım gibi oldu ama merak etmeyin henüz o mertebeye erişmedim. Norveç çıkışlı Atmospheric Black Metal projesi “Aftoktonia”nın bu yıl çıkardığı albümü “Through Nebulae of the Empyrean Aether”den sizlere söz edeceğim. Metal camiasında yeni bir solo proje grubu Aftoktonia. Atmospheric Metal’in hem kozmik hem de büyüleyici tınılarını bizlere sunmayı hedefliyor. Bunun içinde de tabi ki olmazsa olmaz depresif tema da yerini alıyor. Aftoktonia her ne kadar Norveç çıkışlı bir grup olsa da grubun her şeyini üstlenen “Sarkhildr” Yunanistanlı bir bey. Hayatına Norveç’te devam edince tabi ki oranın havasından suyundan etkilenmemesi olasılıksız bir şey. Bu etkilenme sayesinde de Norveç’in halk müziği olan Black Metal’in şefkatli kollarına kendisini bırakmış. 2025 yılında hayata geçirilmiş bir proje olmasına rağmen 1 yıl içinde 1 demo, 2 split ve 2 de LP yayınlamış. Eh, oldukça üretken bir arkadaş olduğu aşikâr. Through Nebulae of the Empyrean Aether de Aftoktonia adına çıkan 3. stüdyo albümüdür. Şimdi ben de size bu albüm hakkındaki duygu ve düşüncelerimi sıralamak istiyorum.
Öncelikle Atmospheric Black Metal albümlerinden ciddi anlamda sıkılmaya başlamıştım. Öyle ki bu türde çıkan birçok albüm dinlesem de siteye birkaçını ancak yazıyordum. Çünkü birçoğu aynı tadı veriyor ve bu yüzden de aynı şeylerden sürekli söz etmek istemiyordum. Ancak beni ciddi anlamda etkilemesi gerekiyor veya bu türde gerçekten çok önemli bir grup olması gerekiyor ki buraya yazmam için bir neden olsun diye bakıyordum. Sarkhildr’in kafasındaki Atmospheric Black Metal projesi benim tam da damak zevkime uyan tarzda. Atmosferik tınılar öylesine güçlü ve müzik ile öylesine iyi bir şekilde sentez sağlıyor ki benim bu albümden zevk almamam gibi bir şey söz konusu olamazdı zaten. Bu albümü, bu sabah işe giderken dinlemek için kulaklığımı takmıştım. Fakat sabah saatinde böylesine ağır ve depresif yoğunluğu yüksek olan bir albüm ilke güne başlamak beni pek de ihya etmeyeceği için erteledim. Öğleden sonra eve dönerken, dehşet bir şekilde yağan yağmurla, albümü baştan sona dinledim. Bu albümü dinlerken beni çeken bir şeyler olduğunu anlamıştım. Fakat ikinci defa dinleyip, esas o zaman düşüncelerimi netleştirmek istiyordum. Evime geldim ve bir de stüdyo referans hoparlörlerimde albümü baştan sona dinledim. Yaklaşık 53 dakikalık bir albüm. İçinde 5 şarkı var. Bu da demek oluyor ki şarkıların süresi ciddi bir şekilde uzun. Atmospheric Black Metal albümlerinde bu durum standart olduğu için ve benim de hiçbir zaman şarkı süreleri ile bir sıkıntım olmadığı için gayet memnuniyetle dinledim. Tabi ki şarkıların ilgi çekici olması lazım. Aksi taktirde bu kadar uzun süreli şarkılar ıstıraba dönüşür.
Albümdeki güçlü atmosfer yapısı gerçekten çok etkileyici. Hem kozmik bir ruhun hem de büyüleyici, fantastik bir atmosferin kulaklarınızda gezintiye çıktığını hissediyorsunuz. Böylesi albümlerde gitar rifflerinin kompleks olmasını beklemek saçmalık olur. Bu albümde de öyle bir şey yok. Fakat klavye ile yaratılan atmosfer ve melodik partisyonlar gitar riffleri ile çok iyi bir şekilde birleştirilmiş. Her bir şarkıda o büyüleyici atmosferde kendinizi bulmak önemli. Çünkü bu türdeki albümlerin esas amacı da zaten bizleri o yaratılan atmosferin içine dahil etmektir. Through Nebulae of the Empyrean Aether’i dinlerken kendimi birçok farklı düşüncelerin içinde buldum. Bazen geçmişteki bir olay tekrar gözümün önünde canlandı bazen de geleceğe dair umutsuzluklar… Eh, böylesi karanlık ve depresif bir albümün de yaratacağı etki bu olurdu zaten. Vokal konusunda bu albümde öyle aman aman bir şey yok. Daha çok derinden gelen çığlıklar duyuyorsunuz. O çığlıklar birer cümleyi temsil ediyor olsa da bunu anlamanız imkânsız. Ancak bizim de bu albümde şarkı sözü ile falan bir işimiz yok zaten. Kendimizi bu büyülü, ihtişamlı atmosferin içine bırakmalıyız.
Norveçli Aftoktonia’yı Through Nebulae of the Empyrean Aether albümü ile keşfettiğim için inanılmaz derecede mutlu oldum. Uzun zaman sonra beni böylesine etkileyen bir Atmospheric Black Metal albümü ile daha fazla zaman geçireceğim aşikâr. Grubu da yakın takibe alacağım. Bir başka yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!
Albüm Puanı: 9/10



Yorumlar
Yorum Gönder