Herkese selamlar! Bugün sizlere 2026 model albümlerden bahsetmeye başlayacağım. Bunun bilgisini dünkü “Marduk” yazısında vermiştim zaten. Yavaş yavaş ben de 2026 yılı etiketli albümleri listelemeye başladım. Bunlardan ilki ile karşınızdayım. Beni yıllardır takip edenler bilir ki hiçbir zaman büyük bir “Megadeth” hayranı olmadım. Bu durum Megadeth’e olan sevgisizlikten falan değil. Daha çok ilgimi çeken bir grup olmadı. Fakat şunu da biliyorum ki özellikle Thrash Metal dünyasının belki de en özüne sadık kalan gruplarından biridir. Yani old-school Thrash Metal grupları arasında bunu sürdürebilen ve aynı zamanda moderniteyi de reddetmeyip, çağa da ayak uydurabilen bir gruptur. Zaman içinde sürekli “Metallica” ile mukayese edilmesi ve sürekli kaosun içindeki bir grup olması Megadeth’in müziğine asla ket vurmamıştır. Bunu Megadeth’i çok fazla dinlemeyen biri olarak söylüyorum. Çünkü dinlediğim albümlerinden biliyorum ki “Dave Mustaine” ve ekibinin gerçek anlamda Metal’in o saf yapısına ve köklerine bağlı olduğu çok açık. Burada günün birinde belki birçok Megadeth albümünün incelemesini yazmış olacağım. Fakat o zaman ne zaman olur bilemiyorum. İşin ironik tarafı grubun ilk albümü “Killing is My Business…and Business is Good!” albümünün incelemesi Metal Müzik Ansiklopedisi’nde yok. Fakat Megadeth’in kariyerinin son albümü “Megadeth” sitedeki yerini alacak. Megadeth, kariyerinin son albümünü yayınladı ve bu albümle turladıktan sonra Metal camiasından emekli olacak. En azından Dave’in söylediği bu. İleride bu sözünün arkasında ne kadar durur bekleyip göreceğiz.
Megadeth'in siteye yazdığım ilk albümü “Rust In Peace” albümü olmuştu. 1990 yılında çıkan bu albümü dinledikten sonra resmen nutkum tutulmuş ve benim için Thrash Metal adına çıkmış en dehşet verici albümlerden biri olarak tarihteki yerini almıştı. 2017 yılında bu albüm kritiğini yazarken ergenlik dönemimde Megadeth ve Metallica kavgasında tarafımı Metallica’dan yana kullandığımı söylemişim. Eh, bunu lise yıllarında hangimiz yapmadık ki? Fakat insan olgunluğa eriştikçe düşünceleri de olgunlaşıyor elbette. Olgunlaşmıyorsa da sıkıntı büyük demektir. Ben bu albümü bütünüyle “Master of Puppets”ın önüne koyan biri oldum bir anda ve hala düşüncem aynı. Megadeth’i Metal camiasında büyük bir güç olarak gösteren bir albümdür. Bu da kesin bir bilgidir. Bazılarınız Master of Puppets’ın önüne koymama sinir olabilirsiniz ama bu sonuçta bir zevk meselesi günün sonunda. 2023 yılında ise grubun 2022 yılında çıkardığı “The Sick, The Dying… and the Dead!” albümünü yazmıştım. Bu albümü ise modern Megadeth’i temsil ediyordu. Bu albümden yana da bir şikâyetim yoktu. Gayet başarılı ve gayet iyi seviyede bir Thrash Metal albümüydü. Megadeth’in zaten kanıtlayacak bir şeyi yoktu artık. 1990 yılından sonra bunu ispatlamıştı. Dave’in beste yazımları, soloları, gruptaki diğer elemanların kalite seviyesi derken Megadeth’in varlığına minnet duyuluyordu.
Bu yıl çıkan son Megadeth albümünü dinlerken kendimi biraz tuhaf hissettim. Dave’in Metallica’da olduğu dönem geldi aklıma. Metallica’nın “Kill’ Em All” albümüne bakarsanız albümün ne kadar “ergence” olduğunu anlarsınız. İyice analiz etmenize de gerek yok. Şarkı sözlerine şöyle bir baktığınızda ateşli Metalci gençlerin bir araya geldiği ve bu ateşlerini bizlere yansıtmak için bu albümü çıkarttığını düşünürsünüz. Metallica da Megadeth de zamanla olgunlaştı, ciddi konuları ele aldı ve müziği de aynı şekilde daha oturaklı ve daha kallavi bir konuma geldi. Bu yüzden de bir Kill’Em All etkisi yaratmaları oldukça zordur. Ben böyle düşünürken Dave’in bu veda albümünde pervasız bir ergene, yarınlar yokmuş gibi kafa sallamayı tercih eden haşarı bir gence dönüştüğünü bilmiyordum. Ne zamanki bu albümü dinlemeye başladım ve ne zamanki ilk şarkının introsunu duydum o zaman dedim ki Megadeth bizi geçmişe bir yolculuğa çıkaracak. Bu çok net bir şekilde belli olmuştu. Thrash Metal’in hem modern tarafını hem de hala o eski, ateşli tarafını bir araya getirmiş Megadeth. Bu albümü dinlerken bir yandan gülüyor bir yandan da “ulan helal olsun be” diyorum. Gülme sebebim çok basit; şarkı sözlerinin oldukça eğlenceli, hiçbir şekilde ders verme amacı gütmemesi ve tıpkı 1980’lerin başındaki ateşli genç Dave’in hiçbir şeyi sallamaması havasında olmasıdır. Hatta öyle ki bu hiçbir şeyi sallamadığını gösteren “I Don’t Care” adlı şarkı bile var albümde. Dave çok net bir mesaj veriyor bu albümde. Biz vedamızı öyle büyük büyük laflarla değil, eğlence ve özümüzdeki ateşli gençlikle yapmak istiyoruz!
Megadeth albümleri arasında dinlediğim en iyi veya seviyesi en yüksek Megadeth albümü değil bu albüm. Fakat dinlediğim Megadeth albümleri arasında en çok içime işleyen ve beni gerçek anlamda Thrash Metal’in o eski havasına sokan albüm bu albüm diyebilirim. Metallica’dan yıllardır beklenen iyi bir Thrash Metal albüm yapması bana göre uzun yıllardır büyük bir hayalcilikti. Çünkü Metallica “Metallica” albümü ile o yoldan çıktığını bizlere göstermişti. Ne gariptir ki Megadeth ise “Megadeth” albümü ile Thrash Metal’in genomlarından asla kopmadığını ve işin eğlenceli kısmını asla terk etmediğini bizlere göstermiştir. İki albüm de grubun adını taşıyan albüm olarak grupların kariyerlerinde mihenk taşı olmuştur. Metallica, kendi kariyerinde başka bir çağ açarken, Megadeth kendi kariyerini “Megadeth” albümü ile noktalamıştır. Dinlemekten gerçekten keyif aldığım bu albüm ile Megadeth’e bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Benim gibi 1990 gençliğinin gönlünde bambaşka bir yerde olmayı başardığı ve bizleri Thrash Metal’den koparmadığı için. Birçok Thrash Metal grubu dinledik. Birçok Thrash Metal grubu da dinlemeye devam ediyoruz. Fakat Megadeth’in yerini alabilecek herhangi bir grup yok. Bunu da biliyoruz. 60 yaşını geçkin Dave’in, 17 yaşındaki Dave’e dönüştüğü Megadeth albümünü dinlemeden hayatınıza devam etmeyin. Bu da bir tavsiyedir. Bir başka yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!
Albüm Puanı: 8/10




Yorumlar
Yorum Gönder