Albüm Kritik 1290 (Kreator / Krushers of the World)

Alman Thrash Metal grubu deyince akla ilk gelen her zaman “Kreator”dur. Kreator, Alman ekolü Thrash Metal’in bir noktada abisi konumundadır. Kreator sonrasında Alman Thrash Metal’inde çok daha fazla grup görülmüştür. Bunlar öyle kendi yorumum değil, genel geçer bilgilerdir. Kreator ile lise yıllarımın sonunda tanışmıştım. “Phobia” şarkısını MP3 Çalarımda başa sarıp sarıp dinliyordum. O zamanlar şarkının analizini falan yapmıyor, bana kafa sallattığı ve enerjik hissettirdiği için seviyordum. Kreator, zaman içinde benim pek de önemsemediğim ve hatta bir noktadan itibaren de sıkıcı bulduğum bir grup formuna büründü. Sadece Alman Thrash Metal sahnesinin değil, dünya çapındaki Metal sahnesinin en önemli gruplarından biri olduğu gerçeğini inkâr etmiyorum. Fakat bu gerçekliğin neye dayanarak söylendiğini de gerçekten anlamıyorum. Grubun ilk albümlerini sadece baz alıyorsak belki bu noktada katılabilirim. Fakat 1997 yılında çıkan “Outcast”ten sonra grubun ivmesinde ciddi bir düşüşün olduğu, sürekli aynı şeyleri yapan ve bunları sürekli aynı form faktörü ile bizlere sunan bir grup olduğu gerçeğini görmezden gelmek bana garip geliyor. Elbette bu durumun farkında olanlar çok daha fazla sayıda. Fakat Kreator’un hala o albenisinin de yerinde olduğunu görüyorum. Bazı grupların Metal sahnesinde hak etmediği yerlerde olduğunu düşünürken, Kreator’un hala büyük gruplar arasında gösterilmesini de ben pek idrak edemiyorum. Bugün, bu yazıya başlamadan önce Kreator hakkında ne demeliyim ne dememeliyim diye kendi kendime düşündüm. Neredeyse bir otosansür uygulamak gibi bir noktaya geldim. Bu yüzden de Kreator’u çok büyük görenlerin bana nefret dolu sözler edeceğini tahmin edebiliyorum. Bütün bunları kabul ediyor ve grubun bu yıl çıkardığı “Krushers of the World” albümünden söz etmeye geçiyorum.


Krushers of the World’ün ilk bakışta dikkat çekici bir albüm olduğunu söylemem gerek. Bu ilk bakış tabi ki albümün kapak resmi oluyor. Metal camiasında oldukça görkemli kapak resimleri tasarlayan, Polonyalı “Zbigniew M. Bielak” bu defa da Kreator’un Krushers of the World albümü için kolları sıvamış. Yine çok üst düzey bir iş ortaya koymuş. Kapak resmini incelemek benim için bu albümdeki sevdiğim en güzel şey oldu. İşin görsel boyutunun, işitsel boyutundan iyi olduğu bir başka albüm diyebilirim. Merak etmeyin bu albümü öyle yerden yere vurmayacağım. Fakat söylenmesi gereken şeylerin yine aynı şeyler olacak olması da canımı sıkmıyor değil. “Mile Petrozza” (gitar ve vokal) ve “Ventor” (davul) bu grubun kuruluşundan beri devamlılığı olan iki kişidir. Şarkı yazımlarında Petrozza’nın genelde lokomotif görevi gördüğünü de biliyoruz. Kreator’un kendine has oluşturduğu bir Thrash Metal formülü var. Bu formül esas olarak 2001 yılında çıkan “Violent Revolution” ile kendini iyiden iyiye göstermeye başlıyor ve sonrasında da bu formüle dayalı, birbirine benzer albümler dinliyoruz. İlk başta oldukça etkili ve kulağa hoş gelen bir şarkı yazım şekli olsa da her albümde aynı şekilde yaratım sürecine şahit olmak çok can sıkıcı bir hal almaya başlıyor. Artık herhangi bir Kreator albümü dinlerken şarkıların nasıl başlayıp, nasıl devam edeceğini ve nasıl biteceğini çok rahat bir şekilde kestiriyorsunuz. Bu da haliyle dinleme deneyiminize büyük bir ket vurmuş oluyor.


Krushers of the World’de de durum ne yazık ki aynı. Albüm içindeki şarkıların hepsi aynı şekilde yazılmış. Riff çeşitliliği fazlaymış gibi görünse de günün sonunda önceki Kreator albümlerinden de duyduğumuz rifflere benzer şeyler duyuyoruz. Yıllardır bunu herkes diyor ama Kreator ekibi bu denilen şeyleri kulak ardı ediyor sanırım. Muhtemelen grubun mantalitesinde “bizim tarzımız bu ve biz bu şekil müzik yapıyoruz” olgusu var. Buna saygı duyuyorum. Fakat eğer bu metot zaman içinde bir kabızlığa dönmüşse ve orijinallik denilen şey de sürekli aynı şeyleri ısıtıp ısıtıp sunmak olmuşsa orada oturup, düşünmek lazım. Albümün teknik açıdan hiçbir sıkıntısı yok. Oldukça iyi bir prodüksiyon ile kaydedilmiş bir albüm. Thrash Metal’in yine Kreator tarzında olanını dinliyorsunuz. Enerjik ve aynı zamanda da yer yer kaotik. Bu kaosu biraz hafifleten melodik partisyonlar da var. Aslında ilk defa bir Kreator albümü dinleyecek kişi için bu albüm gerçekten çok ilgi çekici ve başarılı görülebilir. Fakat Kreator’u yıllardır bilen ve dinleyenler için sıradanlığın oldukça güzel bir kapak resmi ile örtbas edilmiş halinden başka bir şey değildir. “Satanic Anarchy” ve “Seven Serpents” gibi temposu yüksek ve Thrash Metal’i yüzde yüz hissettiren şarkıları dinlemek elbette zevkli. Fakat bu albümü baştan sona ikinci defa dinlediğimde o zevk de yok olup gitmiş oldu. Benim için alelade bir Kreator albümünden öteye gitmedi bu albüm. Zaten Kreator albümlerinde hep aynı şeyi yaşıyorum. Çok iyi birkaç şarkı ile başlayıp sonra suratımı bir ekşime alıyor ve kapanışına kadar albümün sıkıntıdan bitiyorum. Yıllardır aynı şey ve Kreator bundan asla bıkmadı! Bir başka yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Albüm Puanı: 6,5/10



Yorumlar