Albüm Kritik 1293 (Soen / Reliance)

2019 yılında çıkan “Lotus” albümü beni öylesine etkilemişti ki aynı yıl çıkan “Mgła”nın “Age of Excuse” albümünü “2019 Yılının En İyi 15” albümü listesinde 2. sıraya koymak durumunda kalmıştım ve 1. sırayı “Soen”in Lotus albümüne vermiştim. Hiç pişman değilim. Bugün hala Lotus’u dinlerken “ulan ne albüm yapmış Soen” diyorum. Soen’in kariyerine baştan sona hakimim. Bu baştan sona hâkim olma durumu grubun kariyerindeki ilk albümü, 2012 yılında çıkan “Cognitive” ile başlıyor. 2014’teki “Tellurian” ile grubun kendine has yol oluşturma girişimi iyiden iyiye kendini gösteriyor. 2017’de çıkan “Lykaia” ile ise Soen artık gerçek anlamda adından söz ettirmeye başlayan bir grup oluyor ve kendi tarzını yakalıyor. 2019’daki Lotus ise Soen’in o zamana kadar çıkardığı en üst düzey ve en niş iş olarak grubun kariyerindeki yerini alıyor. Lotus ile ciddi sayıda konser veren Lotus, 2021 yılında “Imperial” ile sanki bu zamana kadar önceki albümleri Soen yapmamış gibi bir durum görüyoruz. İnanılmaz derecede sıkıcı ve Soen’in kimliğini yerle yeksan eden bir forma sahip. Bu albümü övenler, ayılıp bayılanlar o zaman bana çok garip gelmişti. Hala da garip geliyor zaten. Muhtemelen Soen’in başka albümünü dinlemeyen ya da dinlese de o albümlerden pek bir şey anlamayan kişilerdir diye düşünüp, kendimi avutuyorum. Imperial ile başlayan bu garip dönüşüm, grubun Progressive Metal kimliğini dahi etkilemiştir. Bu albümde ciddi şekilde görülen yumuşamadan dolayı Soen’in artık bir Metal grubu olmadığı yönündeki görüşleri ortaya çıkarmıştır. Buna hiçbir zaman katılmadım. Soen hala bir Progressive Metal grubudur fakat Imperial ile de herkesi öyle düşüncelere zerk ettirmesi de şaşırtıcı değildir. 2023 yılında çıkan “Memorial” ile Imperial’de yaptığı şeyi yapmama kararı almış gibi görünüyordu grup. Memorial’ın albüm kritik yazısında şöyle bir şey demişim; “meğer Soen’in Lotus’tan sonra çıkarması gereken albüm buymuş.”. Gerçekten de Lotus’tan sonra bu albüm gelse Soen hakkında daha olumlu şeyler düşünülüyor olurdu. Fakat Memorial da günün sonunda hatırlanan Soen albümlerinden biri olamadı. Ne Imperial’dan ne de Memorial’dan doğru düzgün şarkı aklıma gelmiyor. Fakat Lotus’un şarkı listesini baştan aşağı sayabilirim. Bütün bu atmosferin içindeki Soen, bu yıl “Reliance” albümü ile bir kez daha bizleri selamlıyor.


Giriş kısmında ciddi şekilde özet geçtiğimi ve yeterli bilgiler verdiğimi düşünüyorum. Reliance hakkında bir şeyler söylemek için dersime iyi çalıştığımı da düşünüyorum. Reliance için ilk olarak şunu söyleyebilirim; Imperial’i mumla arayacağımız bir albüm gelmiş Soen’den! Bu defa grup hakkında Progressive Rock etiketlemesi yapan ve Metal’den saymayanların sayısı daha da artacak ve daha kötüsü Soen’in yaratıcılık noktasında dibe vurduğunu düşünenler de alıp başını gidecek. Özellikle yaratıcılık konusunda kısır bir Soen olduğunu düşünenlerin başında ben de geliyorum artık. Reliance’ın içindeki şarkılar o kadar ruhsuz, o kadar tatsız-tuzsuz ki sadece albümde şarkı sayısı fazla olsun diye bir şeyler yapılmış gibi. Daha doğrusu albüm yapmak için albüm yapılmış gibi. Bugünün geleceğini içten içe biliyor olmak ve bu düşünce ile yaşamak da biraz garip. Lykaia, Cognitive, Tellurian, Lotus gibi albümlerin hatırına Soen’i hep hata yapsa da düzeltir, sıkıcı bir işe girişse de sonrasında telafi eder gözüyle görüyordum. Fakat Reliance bana göre grubun kendi mezarını kazıp, içine girdiği albümü olmuş. Soen’in üzerine toprak atmak için sırada bekleyen binlerce kişi olduğuna da kalıbımı basarım. Progressive Metal’den uzaklaşmak değil bu! Bu, Soen’in bizlere ilk başlarda tattırdığı ve damağımızda hoş bir tat bıraktığı güzel bir meyveyi çürütmesi ve kendini dolandırıcı bir pazarcı konumuna getirmesidir. Soen’in kadrosuna baktığınızda bu adamlardan her daim efsanevi şeyler gelir ya diyorsunuz. İlk başlarda gerçekten de öyle oluyor. Fakat popülerleştikçe tıpkı fabrikasyon üretime geçen o butik mağazalar gibi kaliteyi düşürüyor ve sadece ambalaja önem veriyor. Soen’in Reliance ile yaptığı tek güzel bir şarkı yok. Bakın bu güzellik de göreceli biliyorum. Fakat işin içinde hiçbir yaratıcı fikir barındırmayan şarkılarla dolu, sanat anlamında sadece kapak resmi olan bir albüm var.

Reliance'ı yerden yere vurmak, Soen’e böylesine yüklenmek benim için çok zor. Çünkü bu grubu dinlemek benim için müzik dinlemekten öte bir şeydi. Örneğin; “Sectarian”ın daha introsunu duyunca kendimden geçen ve gözleri parlayan biriyim. Lotus albümünü ne zaman baştan sona dinlesem “ulan ne albüm be” diyen biriyim. Fakat Lotus sonrasında bu duyguların hiçbiri gerçek olmadı. Gerçek olmadığı gibi de açık denizde yavaş yavaş batan bir gemi enkazını seyrederken buldum kendimi. Söyleyeceklerim bu kadar. Bir başka yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Albüm Puanı: 4/10



Yorumlar