Albüm Kritik 1318 (Glassbone / Ruthless Savagery)

 Herkese selamlar! Bugün sizlere Ekstrem Metal’in en güzide iki türünü birleştirip bizlere sunan “Glassbone” adlı grubun bu yıl çıkardığı “Ruthless Savagery” EP’sinden sizlere söz edeceğim. Fransız Death Metal ve Hardcore grubu Glassbone, Metal camiasında yeni bir oluşum. Fransız bir grubun albümünden bahsedeceğim için gayet memnunum aslında. Grubun Fransız olduğunu öğrenmeden önce de EP’yi dinlerken bu adamlar Fransız mı lan diye aklımdan geçirmiştim. Günün sonunda iç güdülerim kazandı, ben kazandım ve Metal kazandı. Şaka bir yana Fransız Ekstrem Metal gruplarının gerçekten de bu camiada ciddi bir sükseleri ve dominantlıkları var. Özellikle işin Black Metal tarafında bunu daha çok görüyoruz. 2021 yılında temelleri atılmış bir grup Glassbone. 2024 yılında ilk EP’si “Deaf to Suffering”i yayınlamış olan grubun ikinci EP’si de Ruthless Savagery oluyor. Neden bir LP yayınlamadıklarını bilmiyorum ama Ruthless Savagery de bana göre gayet iyi ve yeterli. Şimdi gelelim bu EP hakkındaki duygu ve düşüncelerimden sizlere bahsetmeye.

Glassbone'un icra ettiği sentez türü dinlemeyi gerçekten seviyorum. Geçen haftalarda da bolca bu iki türün birleşimini icra eden gruplardan ve albümlerinden sizlere söz etmiştim. Death Metal’i tek başına zaten seven biriyim ama Deathcore, Hardcore ve Grindcore gibi işin daha pislik tarafını gösteren türlerle birleşimini daha fazla seviyorum. İşler ne kadar çirkinleşirse ben o kadar daha fazla seviyorum. Yaşlandıkça çok daha hafif şeyler dinliyorsun abi, kafa kaldırmıyor diyenlere de kafam girsin. Şaka şaka! Ne kadar da şakacı bir bey oldum bu yazıda. Ruthless Savagery de tıpkı diğer Hardcore ve Death Metal albümleri gibi oldukça sert ve tok bir sounda sahip. Bu birleşimin prodüksiyon olarak en belirgin özelliği de bu oluyor. Hatta Death Metal’i çıkardığımızda çoğunlukla Hardcore ve Grindcore gruplarının tercih ettiği sound bu şekilde oluyor. EP’yi dinlediğim süre boyunca gayet beğendim. Öyle görkemli bir tarafı yok belki ama kendisini gayet iyi bir şekilde dinletiyor ve içindeki o dehşetengiz ve kaotik havayı solumak bile iyi hissettiriyor. Hiçbir şekilde yumuşama göstermeden, kafa sallatan şarkılarla bezeli Ruthless Savagery. Böyle de olması lazım zaten. Yazılan riffler genelde Hardcore tarzına yakın. Death Metal’in günümüzdeki modern ve sert janrına daha fazla yakın riff yazımları da var. Zaten bu iki türün bir arada olmasının da en büyük destekleyicisi de bu. Vokal konusunda da çok iyi bir boğuk, brutal vokal dinliyoruz. Türün gerektirdiği ne varsa hepsi Ruthless Savagery’nin içinde var. Bence şarkı yazımlarında çok daha radikal değişimler ve deneysellikle Glassbone’un ne kadar büyük potansiyel olduğunu bizlere göstermesi gerekir. Böyle de gayet iyi ama ayrışmak da önemli diye düşünüyorum.


Fransız Glassbone’u Ruthless Savagery EP’si ile keşfettiğim için gayet mutluyum ve de memnunum. Davuldan gitarlara, bas gitardan vokale kadar her şey saat gibi işliyor. Sert türleri sevip, bunu dinleyen biri asla pişman olmayacaktır. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Albüm Puanı: 8/10



Yorumlar