Albüm Kritik 1331 (Slaughterday / Dread Emperor)

Herkese selamlar! Bugün tekrardan Death Metal’in haşin ve kaotik topraklarına dönüyoruz. Bir süre böyle Black ve Death Metal albümleri ile yolumuza devam edeceğiz. Alman Death Metal grubu “Slaughterday”in bu yıl çıkardığı “Dread Emperor” albümünden sizlere söz edeceğim. Slaughterday de yeni keşiflerimden birisidir. 2010 yılında temelleri atılmış grubun. İki kişinin başlattığı bir proje ve hala o şekilde de devam ediyor. Elbette canlı performanslarında başka müzisyenler grubun kadrosuna dahil oluyor olsa da grubun kemik kadrosu gitar ve bas gitarda “Jens Finger” ve davul ve vokalde “Bernd Reiners”tan oluşan ikilidir. Bu iki arkadaş da farklı gruplarda çalmışlardır. Yani deneyimi olan iki arkadaş bir araya gelmiş ve Slaughterday’i hayata geçirmiş. Grubun isminden de anlaşılacağı üzere daha çok dehşeti, ölümü, kanı ve vahşeti tema olarak işliyor. Şimdi gelelim albüm hakkındaki duygu ve düşüncelerimden sizlere bahsetmeye.

Öncelikle bu albüm tam benim kulak zevkime, damak zevkime, ruhuma ve kafa yapıma uygun bir albüm. Modern Death Metal tarzını en güzel şekilde işlemiş Slaughterday. Özellikle “Exhumed, Cannibal Corpse ve Carcass” gibi gruplardan fazlaca esinti barındırıyor. Esinlenmek demek, kopyalamak değil bunu da belirtmek isterim. Bu grupların müziğini dinleyip, iyi analiz etmek ve günün sonunda kendi yolunda gidebilmektir. Slaughterday de bunu çok iyi bir şekilde yapıyor. Gayet iyi riff yazımları, iyi davul partisyonları, güçlü bas tonu ve güçlü bir brutal vokal ile ortaya dinlemesi güzel bir albüm çıkarmış. Albüm prodüksiyon yönünden de gayet başarılı. Herhangi bir şekilde rahatsız edici bir unsur yok. Tam tersine dinlerken gayet keyif alacağınız ve sound kalitesi ile de gayet mutlu olacağınız bir iş Dread Emperor. Belki gitar sololarının biraz daha iyi olmasını bekleyebilirsiniz. Çünkü yazılan riffler böylesine iyiyken, aralara serpiştirilen gitar soloları aynı düzeyde iyi değiller. Rahatsız edici bir tarafı yok ama bence daha iyi şekilde yazılabilirlerdi. Diğer taraftan genelde temposu yüksek ve kafa sallamaktan boynunuzun ağrıyacağı bir albüm olmuş. Baştan sona her şarkıyı beğenerek dinledim. Hiçbir şarkının, hiçbir kısmında da sıkılmadım. Hatta bu yıl dinlediğim en güzel Death Metal albümlerinden biri de Dread Emperor oldu diyebilirim.


Günün sonunda iyi bir Death Metal albümü dinlediğim için kendimi gayet mutlu hissediyorum. Slaughterday’i keşfettiğim için de ayrıca mutluyum. Bu grubu da takibe alıyorum. Önceki albümlerini de dinleyeceğim ve Dread Emperor ile biraz daha zaman geçireceğim. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Albüm Puanı: 9/10



Yorumlar