Herkese selamlar! Bugün de sizleri alıp Black Metal’in köklerine doğru bir başka yolculuğa daha çıkarmak istiyorum. Bu zamana kadar incelediğim birçok safkan ve Black Metal’in ilk örnekleri sayılan albümlerin çoğundan memnun kaldım. Çoğunun neden bu müziğe ve sonraki jenerasyona bu derece etki ettiğini anladım. Fakat bugünkü grup biraz farklı. Norveç’in en enteresan Black Metal oluşumlarından biri olan “Ulver”i bu defa eskilere dönüş köşemizde konuk ediyorum. Bu zamana kadar hiçbir şekilde bir Ulver albümü, şarkısı veya herhangi bir işi dinlemedim. Bu zamana kadar bu grup hakkında en ufak bir şey de merak etmedim açıkçası. Böyle bir grubun varlığından haberdardım ama dönüp de ne yaparmış bu abiler diye bakmadım. Bunun kasıtlı bir sebebi yok. Beni çeken herhangi bir şey olmadı bu zamana kadar. Hazır Black Metal’in köklerine dönüyorken ve o kökleri bezeyen albümlerden bahsediyorken Ulver’i de dinleyeyim ve Black Metal janrına olan katkısına bakayım istedim. Bugün sizlere bahsedeceğim “Bergtatt - Et eeventyr i 5 capitler” albümü ise grubun ilk albümü olarak kabul edilmektedir. Bu albümün Spotify ve diğer müzik servislerindeki adı sadece Bergtatt diye geçiyor ve ben de bundan sonraki cümlelerde sadece Bergtatt olarak belirteceğim.
Ulver, 1993 yılında temelleri atılmış bir Black Metal grubudur. Bu temel atma işini ise “Kristoffer Rygg” yapmıştır. Tek başına olmasa da grubun her şeyini üstlenen aslında bu adamdır. Zaten Ulver’in günümüzdeki haline baktığımızda da en eski ve kalıcı üye olarak Rygg’i görüyoruz. Norveç’in puslu havasından etkilenip, kara müzik yapan gruplardan bir başkası da Ulver olmuştur. Özellikle İngiltere’de yayılan Punk ve Heavy Metal kültüründen de ciddi şekilde etkilenmiş olan Rygg, kendi tarzını ve Norveç Black Metali’ni baz alarak bir müzik icra etmek istemiştir. Bergtatt 1995 yılında çıkan ilk LP’sidir. Bu LP’ye gelene kadar ise demo ve Split çalışma ile Ulver’in etkinliğini görüyoruz. Ulver’in diğer ana akım Black Metal gruplarından farklı kılan birçok özellik var. Bu özelliklerin başında folklorik temaları ve Black Metal’de o zamanlar duymaya pek alışık olmadığımız flüt ve piyano gibi enstrümanları da dahil ederek daha sofistike bir müzik icra ediyor olmasıdır. Evet, bazı gruplar da senfonik tınılar ile atmosferik bir hava oluşturmuştur albümlerinde. Fakat Ulver’inki çok farklı boyutta. Çünkü işin bu tarafında neredeyse Black Metal’in kendisinden baskın şekilde bir müzikal boyut var. Temiz vokaller, koro tarzı vokaller, piyano partisyonları ve akustik gitarın bolca şarkılarda kullanılması gibi. Bu durumu daha sonra “Varg Vikernes” önderliğinde “Burzum”da da göreceğiz. Fakat çok daha sonra… Bu yüzden de Ulver’in icra ettiği Black Metal bulunduğu zamanın da ötesindedir. Bu zamanın ötesinde olma durumunu olumlu olarak almak isteyenler olabilir ama ben pek öyle alamıyorum. Zira Norveç Black Metal ekolünü oldukça yumuşatan ve günün sonunda daha çok Kuzey Folk müziği dinleten bir havası var.
Bergtatt albümünü dinlerken hiçbir şekilde rahatsızlık hissetmedim. Hatta albümü beğendiğimi bile söyleyebilirim. Fakat işin benim beğenmem dışında sorgulanması gereken farklı boyutları olduğu da aşikâr. Bu albüme Norveç Black Metal’inin köklerinden bir albüm demek benim kafamda olduramadığım bir şey. Evet, içinde Black Metal şarkıları var ama bunun dışında çok sofistike işler de var. Dediğim gibi ben bu albümü dinlemekten gerçekten keyif aldım ve ona göre de puanının vereceğim. Fakat dinlediğim diğer Norveç Black Metal albümlerinden ciddi anlamda ayrışıyor. Bu kadar yumuşama gördüğüm herhangi bir old-school Black Metal albümü olmamıştı. Çünkü Black Metal zaten 1980’lerin ortasından 2000’lerin başına kadar olgunlaşma evresinde olan ve bu olgunlaşmayı da en sert ve kaotik şekilde bizlere gösteren bir türdür. Black Metal’in Thrash Metal veya Doom Metal gibi türlerden ayrışması da zaten bu okültizm ve satanizm havasını en sert ve karanlık beste yazımları ile vermesidir. Bergtatt’ın içinde de bu öğeleri görüyoruz tabi ki. Fakat Bergtatt tematik bir Folk-Black Metal albümü kıvamında. Zaten albümün temasına baktığımızda fantastik olayları ve romantizmi görüyoruz. Bu bile başlı başına Norveç Black Metal kültünden kendini ayrıştırmaya yetiyor. Ulver’in bu hareketi dönemi için hem deneysel bir cüretkarlık örneği hem de yeni bir soluk getirme isteğidir. Bunu da başardığı ortada. Çünkü Bergtatt ve sonrasında gelen 2 albüm ile grubun kariyerindeki kutsal üçleme olarak gösterilmektedir. Diğer iki albümü görmedim fakat onların da bu minvalde kaliteli işler olduğunu tahmin ediyorum.
Bergtatt'ın çığır açıcı bir albüm olduğunu kabul ediyorum. Yine de dönemindeki tepkileri de bilmek ve duymak isterdim. Diğer taraftan Ulver’in diskografisinde yine çokça eleştirilen albümler de var. Rygg’in çok dağınık bir müzik zevki olduğundan mütevellit farklı janrlarda işler yapmış ve bu farklı işler Black Metal dinleyicisini hiç memnun etmemiş gibi görünüyor. Elektronical Ambient, Experimental Rock ve Trip-Hop gibi alakasız birçok türde işler yapmış Ulver. Bu yüzden de Black Metal camiasında seveni kadar sevmeyeni ve yuhalayanı da oldukça fazla. Açıkçası ben o işlerinden herhangi bir şey duymadım ve duymak gibi bir niyetim de yok. Hazır Bergtatt’ı lezzetli bir iş olarak tatmışken ağzımızın tadı kaçmasın. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!
Albüm Puanı: 8/10




Yorumlar
Yorum Gönder