Herkese selamlar! Bu cumartesiden itibaren, geri kalan hafta sonlarında da 2026 yılında çıkan albümler öncelik olacak sitede. Elbette araya eski tarihte çıkan albümlerin de kritiğini yazacağım. Diğer taraftan bazı hafta sonları sadece podcast yayınları yayınlayacağım. Bu bilgilendirmeyi yapmamın nedeni ise Black Metal’in köklerine inme işinin bittiğini ve o konuyu yeterince irdelediğimi düşündüğüm için. Dediğim gibi geçmişte çıkan albümlerden bahsetmeyecek değilim ama öncelik artık bu yıl çıkan albümlere ait olacak. Bu bilgilendirmeden sonra gelelim şimdi bugünkü yazının konusuna. 2011 yılında Şili’de kurulmuş olan “Oraculum” adlı Death Metal grubunun bu yıl çıkardığı albümü “Hybris Divina”dan sizlere söz edeceğim. 2011 yılında kurulmuş Oraculum’u ben de Hybris Divina albümü ile keşfetmiş oldum. Fakat ilginçtir ki grup bu zamana kadar hiç LP yayınlamamış. Hybris Divina, Oraculum’un aynı zamanda ilk LP’si oluyor. Daha öncesinde EP ve Split çalışmaları olmuş grubun. İlk LP’si için 15 senenin geçmesini beklemiş. Elbette grup içindeki dinamikler veya grubun içinde bulunduğu koşulları bilemiyorum. Ben de grubun ilk LP’sini inceleme fırsatı bulmuş oldum böylece. Şimdi gelelim Hybris Divina hakkındaki duygu ve düşüncelerimi sizlere aktarmaya.
Oraculum, Death Metal’in en sert formlarından birini icra ediyor. İçinde biraz da deneysellik olan ve hem şarkı bazında hem de albümün genelinde kaotik bir hava estirmeyi başaran bir albüm Hybris Divina. Bu yüzden de bu albümü dinlemek sert müzik seven arkadaşları genel anlamda tatmin edecektir. Özellikle grubun tercih ettiği ses altyapısı ve prodüksiyon kısmı tarafında “Profanatica” izleri ve esinlenmeleri var. Bunu albümün açılış şarkısında (ya da introsu diyelim) hemen hissedebiliyorsunuz. Elbette hissetmeniz için de bir Profanatica fanı olmanız lazım. Yazılan riffler genel anlamda iyi düzeydeler. Her şarkıyı severek dinlediğimi söyleyemem ama albümün bütünsel olarak beğendim. Baştan sona iki defa dinledim ve her dinlediğimde de grubun estirmek istediği o dehşetengiz havayı çok net bir şekilde aldım. Davulun oldukça fazla reverblü olması bazılarını rahatsız edebilir ama ben böylesi işleri seven biri olduğum için gayet mutlu, mesut dinledim. Böylesi çiğ bir sounda sahip bir albüm için gayet iyi bir düzeyde davul kaydı olduğunu düşünüyorum. Diğer taraftan davulun bu kadar ön planda olması, gitar seslerini kapatacak kadar yüksek sesli olması eleştirilebilir diye düşünüyorum. Albümün içindeki dinamik yapı, Death Metal’in o güçlü kuvvetli formunu olabildiğince iyi bir şekilde veriyor. Bana kalırsa Oraculum bu ilk LP’sinde bir taraftan deneysel bir şeyler göstermek isterken bir yandan da güvenli sularda yüzmeyi de ihmal etmemiş. Bu ikisini iyi bir düzeyde kotardığını düşünüyorum Oraculum’un. Şarkıların çiğ ve kaotik yapısına uygun bir vokal performansı da var. Bu da dediğim gibi albümü bütünsel anlamda gayet iyi bir seviyeye koyuyor.
Şilili Oraculum’un Hybris Divina albümünü genel olarak beğendim. Dediğim gibi ben böyle vahşi işleri seven biriyim zaten. Sizlere de tavsiye ederim. İlk başta sertlik düzeyi belki yorucu gelebilir ama alışınca şahane bir tadı oluyor. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!
Albüm Puanı: 7,5/10


Yorumlar
Yorum Gönder