Albüm Kritik 1350 (Acranius / Whiteout)

Herkese selamlar! Haftanın bu son gününe yakışır bir albüm kritiği yazısı ile karşınızdayım. Sertlik dozajını arttırıyoruz ve bir kez daha Deathcore’un o amansız, tekinsiz ve tehlikeli çorak arazisine giriş yapıyoruz. İyi bir Deathcore albümü dinlediğim zaman kendimi çok iyi hissediyorum. Metal’in sertlik derecesinin geldiği noktayı görünce keyiften dört köşe oluyorum. Özellikle Deathcore gibi dehşeti evlerimize salmaya teşne bir türde temiz vokal gibi salakça şeylerin yapılmamasından dolayı daha da keyifleniyorum. Geçtiğimiz günlerde yazdığım birkaç Deathcore albüm incelemelerinde temiz vokal ve senfonik öğeler gibi şeylerin olmasından dolayı keyifle dinleyememiştim o albümleri. Fakat onlar ABD’li yumurcak gruplardı. Avrupa’ya geçiş yapınca işin sertliği ve ciddiyeti daha da artıyor. Alman “Acranius”un bu yıl çıkardığı “Whiteout” albümü de bunun en güzel göstergelerinden biri. Acranius, 2009 yılında Almanya’da kurulmuş bir grup. Kariyerine baktığımızda Brutal Death Metal, Hardcore, Slam gibi türlerle başladığını ve nihai durumunda ise Brutal Deathcore olarak adlandırılan, sertlikten ve pislikten asla taviz vermeyen bir müzik icra ettiğini görüyoruz. Eh, bu da yüreklerimizi okşuyor ve geleceğe daha keyifli bir şekilde gülümsememizi sağlıyor. Grubu Whiteout albümü ile keşfettim. Bu zamana kadar çıkardığı albümleri dinlemedim ama Whiteout’u dinledikten sonra Acranius’un ciddi bir manyak olduğuna kanaat getirdim. Kısa sürede bu grubun da diskografisini baştan sona dinleyeceğim.

Acranius'un diskografisine baktığımda oldukça üretken bir grup olduğunu görüyorum. Diğer taraftan da Whiteout’un toplam süresine bakınca (yaklaşık 24 dakika kadar) bu üretkenliğin aslında normal olduğunu da düşünüyorum. Yine de grubun Deathcore adına ortaya koyduğu bu devasa güç gösterisine gerçekten şapka çıkarıyorum. Önceki Deathcore albümlerinde de dediğim gibi benim için Deathcore’un zirvesi hep “Infant Annihilator” olmuştur. Bu gruba yaklaşanlar elbette oldu. Fakat henüz bu manyak grup kadarını duymadım. Acranius da yaklaşan gruplar arasında yerini aldı. Daha önce bir Deathcore albümü dinlediyseniz şarkı yazımlarına az çok hakimsinizdir. Acranius da bu genomu koruyor. İşin teknik tarafına çok yönelmeden daha çok kafa sallayacağınız ve kendinizden geçeceğiniz tempodaki rifflerle bezeli şarkılar yazılmış. Bu yüzden de bu albümü dinlerken gerçekten de Metal’in o sertliğini ve adrenalin hissini çok iyi bir şekilde hissediyorsunuz. Deathcore’da en önemli öğelerden biri hiç şüphesiz vokal performansıdır. Az önce de dedim bazı gruplar brutal vokal ile temiz vokali bu türde bir arada kullanıyor. Ortaya çıkan şey ise dandik bir sentezden ve türü aşağı çeken bir olgudan öteye gitmiyor. Fakat Acranius zaten daha en başında Brutal sözcüğünü Deathcore türünün başına getirmiş ve şarkıları en sert, en zalim, en kaotik, en dehşet verici şekilde söyleyeceğinin haberini bizlere vermiş. Şarkıları söyleyen “Marcus Jasak”ın vokal performansını gerçekten çok beğendim. Bu albümü hem her bir şarkı bazında hem de bütünsel olarak gerçekten çok beğendim. Görkemli bir albüm diyemem ama dinleyeni gerçekten ihya edecek ve keyiflendirecek bir albüm olduğunu sonuna kadar savunurum.


İyi Deathcore riffleri, bu riffleri destekleyen iyi bas ve davul yazımları ve bütün bunları en dehşet forma sokan şahane bir vokal performansı ile Acranius’un Whiteout albümü bu yılın en güzel Deathcore işlerinden biri olmuş. Eğer sizler de Metal’in sertlik dozajını sürekli arttıranlardansanız bu albüme kulak verin derim. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Albüm Puanı: 8,5/10



Yorumlar