Albüm Kritik 1352 (Melechesh / Sentinels of Shamash)

Bazı grupların uzun süre albüm yayınlamamasına gerçekten sinirleniyorum. Evet, bu bazı gruplar içinde çok fazla turlayanlar oluyor ve bu turlama yorgunluğu ile tekrar stüdyoya girip bir şeyler kaydetmek zor geliyor olabilir. Fakat biz hayranlar için bu durum bir noktadan sonra “hadi be abi” noktasına geliyor. Hadi bu turlayan grupların bir bahanesi var. Bir de turlamayan ve ne yaptığını da bilmediğimiz gruplar var. Özellikle ben bu konuda çok dertli biriyim. Daha önceki yazılarımda da hep adını geçirdiğim “Falkenbach” bu dertlenmemin en büyük nedenidir. “Markus Tümmers”in ne yaptığı hakkında en ufak bir fikrimin olmaması ve Metal Archives’ta Falkenbach’ın hala aktif olarak görünmesi sinir bozucu değil de nedir? Bu grup kadar olmasa da bugünkü yazının konuğu olan “Melechesh” de aynı sinir bozukluğunu yaratan bir grup oldu benim için. En son albümü “Enki”yi 2015 yılında yayınlamış Mezopotamya hikayeleri anlatıcısı grup. Bu yüzden de bu grubun aktif mi yoksa kendini nadasa mı çektiğini bir türlü bilemiyorduk. Neyse ki bu bilinmezliği bir son vermek istedi Melechesh ve geri dönüşlerin en güzellerinden birine “Sentinels of Shamash” EP’si ile imza atmış oldu. 11 yıl sonra sadece 3 şarkılık bir EP ile geri döndüğünü göstermesi elbette pek de tatmin edici olmasa da Melechesh’ten haber almak ve bizim coğrafi tınılarımızı Black ve Death Metal ile bu denli iyi birleştiren bir grubun geri döndüğünü öğrenmek her türlü mutlu edici oluyor. Kısacası kuleden dönen var!

Kudüs'ün güneyinde yer alan Beytüllahim (Bethlehem) gibi kutsal bir şehirde başlayan Melechesh bu coğrafyanın bedbaht kaderinden dolayı Metal müziği icra etmek için bu şehri terk etmek durumunda kalmıştır. Kariyerine şu anda Almanya’da devam ediyor grubumuz. Fakat Avrupa topraklarında olmasına rağmen Orta Doğu’nun o folklorik ezgilerini ve bizim de içine dahil olduğumu bu coğrafyanın, Mezopotamya’nın, kültürünü müziğinde Metal ile harmanlamaya devam ediyor. Sentinels of Shamash ile devam ettiğini öğrendik en azından. “Melechesh Ashmedi” önderliğinde Orta Doğu ezgilerini Death ve Black Metal ile buluşturuyor Melechesh. Bunu bir kez daha tekrar ediyorum. Çünkü bu gerçekten de muazzam bir iş bana göre. Özellikle Avrupa Black ve Death Metal sahnesinde adından söz ettiren bir gruba bu formuyla dönüşmesi ve asla kökenine arkasını dönmemesi Melechesh’i niş gruplar arasına sokuyor. Bu grubun bütün albümlerini dinlemiş ve Enki ile inanılmaz bir zaman geçirmiş biriyim. Aslında temelde bizim bağlama ile duyduğumuz türkü yazımlarını Melechesh elektro gitarla yapıyor. Melodik partisyonların hepsi bu toprakların ezgileri. Bu ezgileri Metal sertliği ile buluşturuyor. Davul yazımında bile dokuz sekizlik ritimler var. Bu yüzden de ülkemizden bir Metal dinleyicisinin, bir Melechesh albümü dinleyip de beğenmemesi neredeyse zor. Çünkü kan çekiyor her şeyden öte.


Sentinels of Shamash ile gerçekten de güzel bir geri dönüş yapıyor Beytüllahimli grubumuz. Özlediğimiz Melechesh şarkı yazımlarını tekrar duyuyor olmak, grubun hala çok iyi bir şekilde Orta Doğu kültüründen beslendiğini görmek oldukça mutluluk verici. Açıkçası 3 şarkılık bir EP geldiğini gördüğümde pek de umutlanmamıştım. Fakat bu 3 şarkılık EP’yi sadece bugün, bu saate kadar 5 kez başa sarıp dinledim. Yaklaşık 22 dakikalık bir süreye sahip olan Sentinels of Shamash ilk şarkıdan son şarkıya kadar tıpkı Mezopotamya toprakları gibi bir zenginliğe sahip. Yazılan Metal rifflerinden melodik rifflere kadar her şey gerçekten de kusursuz bir şekilde var oluyor bu EP’de. Elbette Orta Doğu ezgileri ve enstrümanları da bu kısa metraj Metal şöleninde en dikkat çekici şeyler. Diğer taraftan Ashmedi’nin vokalinin hala çiğliğini koruyor olması ve her şarkıyı çok daha üst bir seviyeye çıkarması da bir diğer taktir edilesi unsur. Albümün açılış şarkısı “The Seventh Verdict” Melechesh’ten duyduğum en görkemli ve en yoğun müzikal işlerden biri oldu. Bu şarkıyı dinleyip de ağzı açık kalmayacak herhangi biri tanımıyorum. Tanımak da istemem. Dinlemesi inanılmaz keyifli ve mutluluk verici bir şarkı. İkinci şarkı “In Shadows, In Light” ve kapanış şarkısı “Raptors of Anzu” da muazzam eserler. Fakat benim gönlümü fetheden kesinlikle The Seventh Verdict oldu.


Bu EP için gerçekten ne kadar övgüler dizsem az kalır. Fakat şikayetimi de bir kez daha söylemeden geçemeyeceğim. Bunca yıllık beklemenin sonu sadece 3 şarkılık bir EP olmamalıydı. Tadı damağımızda kalan Sentinels of Shamash EP’sinin yerine bir LP bekliyordum açıkçası. Umarım o da çok uzun zaman geçmeden gelir. O zamana kadar bu 3 şarkılık sanat şaheserini dinlemeye devam edelim. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Albüm Puanı: 10/10



Yorumlar