Albüm Kritik 1353 (At The Gates / The Ghost of a Future Dead)

 

Herkese selamlar! Bugün sizlere bu yılın en iyi albümü olmaya güçlü bir aday olan “At The Gates”in “The Ghost of a Future Dead” albümünden bahsedeceğim. At The Gates deyince tabi ki aklımıza geçen yıl kaybettiğimiz “Tomas Lindberg” geliyor. Metal camiasının en ikonik seslerinden birine sahipti Tomas. Metal’e olan tutkusu, At The Gates ile yarattığı muazzam işlerden sonra çok genç yaşta kaybettik kendisini. Tomas’ın brutal vokal tarzı gerçekten de kolay kolay kimseden duyamayacağımız tarzdaydı. Kendisini büyük bir saygı ve sevgi ile bir kez daha burada anıyorum. Metal tarihinin en özel insanlarından biriydi gerçekten de. Tomas’ın kaydında bulunduğu son At The Gates albümü The Ghost of a Future Dead’i dinlerken birçok farklı duyguyu da bir arada yaşadım. Bir yanımda bu adamın sesini bir daha duyamayacak olacağım için hüzün vardı. Diğer taraftan ise At The Gates’in neden Death Metal sahnesinde efsanevi bir gruba dönüştüğünü ve yıllardır Melodic Black Metal janrının en iyi örneklerinden biri olduğunu çok daha rahat bir şekilde idrak etmiş oldum. Bunu zaten biliyordum fakat The Ghost of a Future Dead grubun kariyerindeki belki de en muazzam iş olarak görülebilir. Evet, hemen buraya “Slaughter of the Soul” gibi bir gerçek varken nasıl bunu dersin diyenler gelecektir. Fakat kusura bakmayın ama The Ghost of a Future Dead o albümden birkaç gömlek üstün bir iş. Slaughter of the Soul kötü değil kesinlikle ama The Ghost of a Future Dead ile aşık atacak kalibrede de değil.

The Ghost of a Future Dead’i dinlemek bir Metal dinleyicisi için gerçekten bir lütuf. At The Gates’in neden bir süper grup olduğunun en büyük nişanesi bence bu albüm oldu. Belki birçoğunuz At The Gates’i kariyerinin erken dönemlerinden beri dinliyordur. Fakat ben grubu 2014 yılında çıkardığı “At War With Reality” ile dinlemeye başladım. Bu albüm ile At The Gates’in neden efsanevi bir grup olduğunu hemencecik anlamıştım zaten. Sonrasında ise grubun At War With Reality” öncesini de dinledim. Melodic Death Metal denen janrın en üst seviyesi olarak At The Gates’i konumlandırmam da uzun sürmedi. At War With Realiy sonrasında gelen “To Drink from the Night Itself” At War With Reality kadar etkileyici bir albüm değildi belki ama yine üst seviyede bir işti. Birçok kişi o zaman prodüksiyon kalitesinden dolayı yerden yere vurmuştu albümü ama ben oldukça beğenmiştim. Bu albüm 2018 yılında gelmişti ve 3 yıl sonra “The Nightmare of Being” ile bir kez daha At The Gates’in yeni işini dinliyorduk. Bu albüm de yine üst seviyede bir işti. Fakat benim için At War With Reality öylesine güçlü bir işti ki bu albümü geçememişti sonrasındaki iki albüm. Fakat Tomas ile yaratılan son At The Gates işi The Ghost of a Future Dead bunu yıkmayı başardı.


The Ghost of a Future Dead’in içinde bulunan her bir şarkı Melodic Death Metal adına ders niteliği taşıyor. Tek bir zayıf halka yok. Tek bir orta halli iş yok. Hepsi üst düzey işler. Bütün bu özveri, bütün bu güç gösterisi ve ihtişamı görmezden, duymazdan gelmek için gerçekten ağır sorunlu olmak lazım veya At The Gates’ten nefret etmek lazım. Bu albümü dinlerken her şeyin bir İsviçre saati gibi kusursuz bir zemberekte çalışıyor olduğunu düşündüm. Hadi biz grubun ülkesinden dolayı İsveç saati diyelim. At The Gates de İsveç’in premium markası zaten. İlk şarkıdan son şarkıya kadar albümün ihtişamı hiç kaybolmuyor. Sanki hiç sönmeyecek bir hayat ateşi yakılmış gibi. Hep alev sarı, turuncu renkleri ile gökyüzüne doğru yükseliyor ve geceyi aydınlatıyor. Her bir şarkı kendi içindeki melodik çeşitlilikle, geçişleriyle ve Tomas’ın güçlü sesi ile adeta göz dolduruyor. Gerçekten de bu albümü dinlerken gözlerim dolu. Evet, Tomas’ı son kez dinliyor olmak zaten üzücü bir şey. Fakat diğer taraftan da bu müziği, bu sana eserini, bu albümü dinliyor olmak da insanın gözlerini mutluluktan dolduruyor. İyi ki Metal dinliyorum dediğim ve iyi ki At The Gates gibi bir grup bu soluk, mavi kürede varlık gösteriyor dediğim bir iş The Ghost of a Future Dead. Prodüksiyon kalitesi de bütün bu görkemi yansıtmada öylesine iyi bir seviyedeki herhangi bir kişinin aksi bir şey söyleyeceğini sanmıyorum.

İsveç'in en büyük gruplarından At The Gates’in The Ghost of a Future Dead albümü bu yılın en iyi albümü olmaya çok ama çok güçlü bir aday. Bu albümle uzun bir süre geçireceğim. Sizlere de kesinlikle tavsiye ediyorum. Bir başka yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

İYİ Kİ VAR OLDUN TOMAS!

Albüm Puanı: 10/10



Yorumlar