Albüm Kritik 1367 (Misothesit / De Pinte)

Herkese selamlar! Bugün yönümüzü Black Metal ülkesi olan Norveç’e çeviriyoruz. Hala Norveç Black Metal etkisinin oldukça büyük olduğunu görüyoruz. Her ne kadar 2000 sonrasında Avrupa Black Metal ekolü Fransa ve Polonya ülkelerinde şekillenmiş olsa da Norveç’in etkisi her daim varlığını hissettiriyor. Özellikle bugün old-school tarzda Black Metal dinlemek istediğimiz zaman hala Norveç bizim en büyük dayanağımız oluyor. Norveç’ten bugün “Misotheist” konuğumuz oluyor. Misotheist, “Brage Kråbøl” tarafından yürütülen tek kişilik bir Black Metal projesidir. Ben de grubu bu yıl çıkardığı “De Pinte” albümü ile keşfetmiş oldum. Her ne kadar grubun Brage tarafından sürdürülen tek kişilik bir Black Metal projesi olduğunu söylesem de grupta aslında başkalarının da olduğu söyleniyor. Şöyle bir araştırma yaptığımda grup hakkında pek bilgi bulamamakla birlikte bu tür söylentilerin yazıldığını görmüş oldum. Bunun nedeni grubun kimliğinin konuğulmasından daha çok müziğinin ön planda olmasını istemesi olabilir. Zaten bu durum Black Metal camiasında oldukça yaygın bir şey bu yüzden de şaşırmıyorum. O yüzden de grubun ne zamandan beri Black Metal sahnesinde olduğu belli değil. Fakat ilk albümü “Misotheist”in 2018 yılında çıktığını biliyoruz. Yani 2010’lu yıllardan beri Black Metal sahnesinin karanlık dehlizinde Misotheist. Şimdi gelelim De Pinte hakkındaki duygu ve düşüncelerimden sizlere bahsetmeye.


Hemen şunu söyleyerek başlamak istiyorum; bu yılın en iyi ve en görkemli Black Metal albümlerinden birini dinlemiş oldum. De Pinte, baştan sona bir şaheser. Muazzam bir sanat eseri olarak değerlendiriyorum bu albümü. Zira grubun kendisinin de sanatsal kaygısının bir hayli fazla olduğunu hem müzikal yönünden hem de albüm kapak resimlerinden çok rahat bir şekilde anlayabiliyorum. İşte böylesi grupların varlığı Black Metal’i elegant bir tür yapıyor. Underground bir müzik türünün nasıl sanatın zirvesini temsil edebilecek noktaya geldiğini böylesi gruplar sayesinde görüyoruz, anlıyoruz ve zevkten dört köşe oluyoruz. De Pinte, bu yıl ve sonraki yıllarda da en çok dinleyeceğim albümlerden birisi olacak. Bu çok net. Çünkü benim ruhuma, Black Metal anlayışıma ve bu karanlık müziğin felsefesine öylesine uyan bir albüm ki aksi bir şey söylemek pek mümkün değil. Black Metal’in old-school tarafını merkeze koysa da atmosferik tarafın çok ciddi şekilde iyi bir formda olup, müziğe yedirilmesi ile muazzam bir eser dinlemiş oluyoruz. Çiğ gitar tonlarında kaydedilmiş bu albüm. Bunun yanında dissonant etkisi de var. Çift katmanlı bir beste yazımı var diyebiliriz yani. Son sürat hızlı şarkılar yok. Daha çok ağır ve orta tempolu şarkı yazımları var. Bu tür şarkı yazımlarına atmosferik öğeler eklemek çok daha iyi duruyor bana sorarsanız. Çünkü hem melodik partisyonlarla hem de o atmosferik dokunuşlarla ortaya daha ihtişamlı ve etkileyici işler çıkıyor. Vokal performansının da bütün bu ihtişama yaraşır şekilde olduğunu söyleyebilirim. Hem öfkeli hem de yakarış şeklindeki brutal vokal tarzı bu albümdeki her şarkıya çok iyi gitmiş. Satanizm ve karanlık temalı şarkılara da böylesi vokal yakışır zaten.


Bu albümde 4 şarkı var ama albümün toplam süresi yaklaşık 42 dakika kadar. De Pinte’in kapanış şarkısı, albüme adını veren, “De Pinte” 21 buçuk dakikalık bir süreye sahip. Sadece bu şarkı aslında bir EP olacak düzeyde. Ne güzel ki hiçbir şekilde sıkılmadan dinledim bu albümü. Ne güzel ki baştan sona bütün ihtişamını içselleştirdim ve Black Metal sevgimi daha da perçinledi. Bu yüzden De Pinte çok değerli bir albüm. Sadece günümüzün değil geçmişten geleceğe Black Metal’in ne denli sanatsal yoğunluğa sahip bir tür olduğunu gösteren şahane bir iş. Hepinize bu albüme bakmanızı tavsiye ederim. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Albüm Puanı: 10/10



Yorumlar