Albüm Kritik 1372 (Dimmu Borgir / Grand Serpent Rising)

Herkese selamlar! Bir gün kendimi “Dimmu Borgir” albümü incelerken bulacağımı hiç düşünmezdim. Hayat işte insana neler getiriyor. Dimmu Borgir’a olan herhangi bir husumetim veya nefret etme durumu yok. Üniversite yıllarımın ilk zamanlarında antipatik bir arkadaşın sürekli Dimmu Borgir övmesinden dolayı bu grubu nah dinlerim lan diyerek kendi kendime bir tavır koymuştum. Dünyanın en saçma tavırlarından biri olabilir belki ama o zaman kendimle çelişmemek ve Metal’i bildiğini sanan o dangoz arkadaşa karşı içinde tutarlılığı ve duygusallığı olan bir karardı. Fakat bu düşünceye öylesine uzun uzadıya saplanıp kalmadım neyse ki. İlk defa bir Dimmu Borgir albümünü bundan 10 yıl önce, 2016 yılında dinleyip siteye yazmışım. 2010 yılında çıkan “Abrahadabra” albümünü siteye yazdığım zaman üniversiteyi bitirmiş, iş hayatına atılmıştım. Yine bir 5 yıl Dimmu Borgir dinlemeyerek o dangoz arkadaşıma tavrımı korumuşum. Abrahadabra’yı dinleyip, kritiğini yazmamda herhangi özel bir sebep yoktu. Tamamen o piti piti yaparak seçtiğim bir albüm oldu. Ben o zaman albümü orta halli bulurken, genel kanı en kötü Dimmu Borgir albümlerinden biri olması oldu. Eh, bu grubu ilk defa dinlediğim için o zaman bence kibar ve temkinli bir yaklaşım sergilemişim. Bugün ise klavyenin başına Norveçli büyük grup Dimmu Borgir’ın bu yıl çıkardığı “Grand Serpent Rising” albümünden söz etmek için oturdum. Dimmu Borgir’ı 10 yıl sonra tekrar dinlemek…

Aradan yıllar geçti ve üniversite zamanını geride bıraktım. Üstüne üstük Dimmu Borgir’ın Abrahadabra albümünü de 2016 yılında yazdım. Peki, neden bu grubu dinlemeye devam etmedim? Neden Dimmu Borgir bana etkileyici bir grup olarak görünmedi. Bunu birkaç şekilde açıklamak isterim. İlki grubun icra ettiği Symphonic Black Metal türü benim Black Metal ile en az bağdaştırdığım ve çoğunlukla dinlemekten hiç hazzetmediğim bir türdür. Bakın, senfoni konserlerine giden ve burada klasik müzik adına birkaç yazı yazmış ve hatta süit incelemiş biriyim. Bu iki türü ayrı ayrı günlük yaşantımda fazlaca dinlesem de bir araya gelmelerinden hiç zevk almıyorum. Üçüncü sınıf fantastik film müziklerini andıran bir tarzda şarkı yazımları oluyor ve bunu dinlemek gerçekten bana çileye dönüşüyor. Elbette bu türde etkileyici bulduğum ve bu birleşimi iyi yapan gruplar yok değil. Mesela “Emperor” onlardan biridir. Diğer bir başka şey ise bu türü sevmediğimden dolayı bu tür albümleri pek dinlemiyorum. Bu yüzden de tür içinde değerlendirme yapma şansım da pek olmuyor. Yine genel perspektiften bakmak durumundayım. Bu yüzden de bu türü sevenler yok şu gruptan daha iyi yok bu gruptan daha kötü diyebilirken ben sadece genelleme yapabilirim. Son olarak da Dimmu Borgir’ın sadece o dangoz arkadaşım tarafından değil genel olarak Metal camiası tarafından büyük bir pohpohlama ile sürekli ön plana çıkması var. Eğri oturalım doğru konuşalım, Dimmu Borgir bugün, günümüzde yeni çıkan bir grup olsaydı ve yine bu şekilde müzik icra ediyor olsaydı çok az kişinin radarına girerdi. Klasik bir büyük grup durumundan dolayı bugün Dimmu Borgir Black Metal camiasının en güçlü gruplarından biri olarak kabul ediliyor. Bütün bunlardan dolayı Dimmu Borgir dinlemek aklıma gelmiyor gelmez de. Grand Serpent Rising albümünü geçen Spotify önerilerinde görünce ulan hadi şu albüme bir bakayım dedim.


Grand Serpent Rising albümünü iki gündür dinliyorum. Bu albümü dinlemek benim için yine kolay bir eylem olmadı ama gerçekten kendimi vererek, albümdeki her şeyi göz önünde bulundurarak dinledim. İlk olarak teknik taraftan bahsetmek istiyorum. Muhtemelen birçok Dimmu Borgir albümünde olduğu gibi bu albümün de prodüksiyon kalitesi çok üst seviyede. Bütün o kozmopolit yapı, karmaşık enstrüman sesleri ve atmosferik sesler çok net ve kaotik bir şekilde hava yaratmadan kulaklarınızda yankılanıyor. Elbette bu da dinleme deneyiminize gayet olumlu bir katkı sağlıyor. Seçilen gitar tonları, klavye kullanımı, bas gitarın varlığı, vokalin her zamanki çiğliği ve çığlığı çok iyi bir şekilde ayarlanmış. Black Metal sahnesinin en önemli adamlarından biri olarak gösterilen “Shagrath”ın bu albümde yazmış olduğu besteler, sözler, klavye partisyonları ve daha birçok öğe taktire şayan. Görkemli bir atmosfer oluşturma konusunda elinden geleni ardına koymamış bu abimiz. Diğer taraftan grubun bir başka kalıcı öğesi olan “Silenoz”un da yine aynı şekilde oldukça kaliteli riff yazımları bütün şarkılarda kendisini gösteriyor. Bu albümdeki senfonik orana biraz daha az olsaymış gerçekten de dinlemekten büyük keyif aldığım albüm olacakmış. Fakat böyle bir şey yok. Yine yoğun bir senfoni bombardımanına tutuluyoruz. Bu albümün o büyük ihtişamı yakalamak için bu kadar fazlasına hiç ihtiyacı yok aslında ama Dimmu Borgir böyle bir grup işte.

İşin teknik kısmında hiçbir şikâyetim yokken az önce de dediğim gibi aşırı senfonik olması albümün benim canımı çok sıkıyor. Biliyorum, grubun icra ettiği tür bu. Ne olmasını bekliyordun lan diyeceksiniz. Beklentim biraz daha seviyenin az olmasıydı işte. Örneğin albümün 8 numaralı şarkısı “Phantom of the Nemesis”i dinlemekten büyük keyif alsam da o abartılı senfonik partisyonlar yüzünden yüzümde hep bir ekşime ve abi bu şarkı tek başına, saf haliyle de zaten muazzam bir iş deyip durdum. Şunu da biliyorum ki kendi türü içinde oldukça başarılı bir iş bu albüm. Her ne kadar bu türe hâkim biri olmasam da bu matematik düzlemde yaratılan albümler arasında kesinlikle kendisini ön plana çıkarabilir Grand Serpent Rising. Bu yüzden de başarılı bir albüm olduğunu söyleyebilirim.


Norveç Black Metal ekolünün senfonik tarafını en süt perdeden icra eden ve birçok Metal seven insana göre de en iyi Black Metal oluşumlarından biri olan Dimmu Borgir’ın Grand Serpent Rising albümü gerçekten başarılı bir iş. Hem teknik tarafı hem de atmosferik tarafı ile dikkat çekiyor. Özellikle bu türü dinlemekten hoşlanan biri için bu yılın en iddialı işlerinden biri olabilir. Fakat benim gibi senfonik öğelerle bezeli bir Black Metal dinlemek hiçbir zaman önceliği olmayanlar da muallakta kalacaklardır. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Albüm Puanı: 8/10



Yorumlar