Herkese selamlar! Bugün sizlere Alman Death-Sludge-Crust Metal grubu “Manøver”ın bu yıl çıkardığı albümü “Insurrection”dan söz edeceğim. Öncelikle grubun böyle bir isim seçmesini gerçekten hiç anlamadım. Yani bu grup isminin hangi grup ismini direkt akla getirdiğini herhalde herkes anlamıştır. Testosteron aşığı bir Heavy Metal grubu olan “Manowar” direkt akla geliyor. Hatta bizim gibi alfabesinde ortasından çizgi geçen “o” harfi kullanmayan herhangi bir ülkeden bir kişi Google’da aratsa Manowar mı demek istediniz diye öneri sunuyor size. Bu kadar kötü bir tercihte bulunulabilir gerçekten. Grubun isminden dolayı aslında albümü kritiğini yazmak istemedim. Fakat sonrasında bir şans vermek istedim. Müziği nasıl acaba bu grubun diye merak ettim. Zira icra edilen müzik de deri tayt seven grubunki gibi ise hemen başında hoşça kal diyecektim. Neyse ki müzik tarzı yukarıda söylediğim türlerin bir araya gelmesiyle oluşuyor. 2019 yılında kurulmuş Manøver. Sizlere söz edeceğim Insurrection albümü ise grubun ilk LP’si oluyor. Daha öncesinde 3 EP ve bir de canlı performans albümü çıkarmış. Şimdi gelelim bu albümün bizlere neler sunduğuna.
Albümü dinlemekten büyük keyif aldım. Hemen bunu ikinci bölümün başında söylemek istedim. Çünkü bu albüm sevdiğim türleri bir araya getiriyor ve bunu çok da niş bir şekilde yapıyor. İçinde deneyselliğin ve avangartlığın da olduğu oldukça iyi bir iş ortaya konmuş. Bu yüzden de bu albümü, bu yazıyı yazmadan 3 defa baştan sona dinledim. Öncelikle Death Metal ile Sludge Metal’in bir araya gelmesini her zaman sevmişimdir. Bu iki tür de birbirini besleyecek niteliğe sahip. Crust etkisi de var elbette ama daha çok öne çıkan Death ve Sludge’ın iyi bir sentez oluşturmuş olmasıdır. Albümü dinlerken hem o kallavi atmosferi sevdim hem de şarkıların hem kendi içlerindeki riff çeşitliliği ve iyi geçişlere sahip olmasını çok beğendim. Bunu başarabiliyor olmak bir grup için çok önemli. Genelde ortalama veya ortalamanın altında bir tempoya sahip albüm. Bu da Crust ve Sludge etkisinden oluyor. Albümün soundu oldukça tok. Gitar tonları, bas tonu ve davul tonu dahi bu tokluğun nedeni oluyor. Böylesi bir müzik icra eden bir grubun böyle bir ses alt yapısını tercih etmesi de gayet doğal. Kaldı ki ben albümün prodüksiyonunu oldukça beğendim. Distorsiyonu yüksek, tok sounda sahip gitarlarla gürül gürül sesi duyulan bas gitarın kulaklarımda bıraktığı o hayvani sese ben tamamım. Bunu beğenmeyenler de olacaktır. Fakat bu icra edilen müzik de bu şekilde olur. Vokalin de yine bu kaya gibi sağlamlığa etkisi büyük. Derinlerden gelen o brutal vokal performansı şarkılarda gayet iyi bir şekilde karşılık buluyor.
Alman Manøver her ne kadar isimden kaybediyor olsa da icra ettiği müzik ile gerçekten gönlümü fethetmeyi başardı. Böylesi türleri seviyorsanız mutlaka bu albüme bakın derim. Bir başka yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!
Albüm Puanı: 8/10


Yorumlar
Yorum Gönder