Herkese selamlar! Bugün de rotamızı değiştirmiyor ve Norveç’in puslu ve karanlık atmosferinde kalmaya devam ediyoruz. Norveç’te kalıyoruz ama bir kez daha Polonya Black Metal ekolünü icra eden bir Norveçli grupla kalıyoruz. Hem görünüm olarak hem de müzikal perspektif olarak bir kez daha büyük bir “Mgła” etkisi kendisini gösteriyor. Önceki yazılarda da çokça kez dediğim üzere, artık buna şaşırmıyorum. Hatta bu yolun birçok genç arkadaşı bir araya getirip, Melodic Black Metal icra etmeye davetkar olduğunu düşünüyorum. 2020 yılında kurulmuş olan “Malum” da bu bu yolda yürümeyi tercih etmiş bir Melodic Black Metal grubudur. Grup hakkında herhangi bir bilgim olmadan bu yıl çıkardığı “From the Voids” albümünü dinlerken yüzümde bir tebessüm oldu. Eh, madem Mgła yeni bir albüm çıkarmıyor bizler de yan çarlarının albümlerini dinleriz o zaman diye düşündüm. Malum da nihilizm ve varoluşsal sancıları tema olarak kullanıyor ve şarkılarını bu felsefi fenomenler üzerine inşa ediyor. From the Voids’u dinlediğim süre boyunca albümün her şeyi ile bu kadar Mgła vari olmasından bir rahatsızlık duymadım. Önceden bu konuda çok sert eleştirilerim olurdu. Fakat artık geldiğimiz noktada Melodic Black Metal icra etmek demek Polonyalı abilerin açtığı karanlık yoldan yürümek anlamına geliyor. Bu yüzden de icra edilen müziğin tadını çıkarmaya bakıyorum. Özellikle From the Voids gibi sağlam bir icra ortaya konmuşsa…
Malum'un müzikal perspektifini derinlemesine deşmeye gerek olduğunu düşünmüyorum. Yukarıda söylediğim gibi gittikleri yol belli. Bu yüzden de dinleyeceğiniz müziğin genomlarını tahmin edebiliyorsunuz. Prodüksiyon kalitesi olarak dahi benzerlik hat safhada. Bu yüzden her şeyi ile bu albümü bir Polonya Black Metal öykünmesi olarak değerlendirebiliriz. Özellikle davul yazımlarında oldukça fazla zillerin ön plana çıkması, Groove tempo ile yazılan şarkıların yükselişlerde blast-beatlerle melodilerle dans etmesi alışık olduğumuz şeyler artık. Benim gibi bu türü ciddi miktarda dinliyorsanız alışıldık şeyler oluyor günün sonunda. Tabi ki bu icra edilen sanatı küçümsemek anlamına gelmiyor. Sonuçta ortada iyi bir müzisyenlik var ve bu iyi müzisyenlik de başka bir iyi müzisyenlikten etkilendiği için bu şekilde. Bunu da görmezden, duymazdan gelemeyiz. Yazılan riffler genel olarak iyi seviyedeler. Esas olarak yazılan melodik rifflerin gerçekten etkileyici şekilde yazılmış olması. Çok kompleks beste yazımları yok. Fakat buna gerek de yok zaten. Albümdeki her şarkı kendi içinde yeterli sayıda riff çeşitliliğine ve iyi geçişlere sahip. Bu yüzden de From the Voids’u dinlerken herhangi bir şekilde sıkılma hissetmedim. Vokalin brutal performansı en cılız kalan unsur olmuş. Belki de bu yüzden çok geriden ve derinden geliyor vokal. From the Voids, grubun ikinci LP’si. Bunun yanı sıra 2 tane de EP’si var. Üretkenlik açısından aslında oldukça iyi bir noktada grup. Bu albümlerini dinlerken grubun ileride neler yapabileceğini de düşünmeden edemedim. Bir noktada grubun bir kırılma yaşaması gerektiğini düşünüyorum. Bu kadar benzerlik bence ileriki albümlerde tat kaçırabilir. Daha deneysel yaklaşımlar veya daha agresif bir tutum olabilir albüm yazımlarında.
Toparlayacak olursam; From the Voids dinlemesi gerçekten çok keyifli bir albüm. O karanlık ve dramatik atmosferine çok çabuk dahil oluyorsunuz. Grubu yakın takibe alacağım ve ileride neler yapacağına bizzat yakından bakacağım. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!
Albüm Puanı: 7,5/10


Yorumlar
Yorum Gönder