Herkese selamlar! Bugün yönümüzü Melodic Black Metal’in en iyi icra edildiği ülkelerden biri olan Polonya’ya çeviriyoruz. 2022 yılında temelleri atılan “Zørza”nın bu yıl çıkardığı albümü “Twilight of the Golden Star”dan sizlere söz edeceğim. Zørza’yı 2024 yılında çıkardığı ilk LP’si “Hellven” ile keşfetmiştim. Hellven oldukça başarılı bir albümdü. Uzun bir süre bu albümü dinlemiş ve hala da çalma listemde yer alan bir albümdür. Fakat sürekli farklı grupların albümlerini dinlediğim için zaman içinde Zorza’yı da bir köşede unutuveriyorum. Neyse ki Zørza ilk LP’sinden çok fazla zaman geçmeden kendisini bana hatırlattı. İkinci LP’si olan Twilight of the Golden Star’ı dinledim ve albüm hakkındaki duygu ve düşüncelerimi netleştirdikten sonra klavyenin başına oturdum. Zorza’nın icra ettiği Melodic Black Metal çok daha depresif ve atmosferik bir tarza sahip. Bu da direkt olarak aslında Post-Black Metal sahnesine de kendilerini konumlandırıyor. Bu albümde de yoğunluk olarak Post-Black Metal havası var. Melodic Black Metal ile bu türü ayıran çok ince detaylar var ve bunu genelde çok dinlediğiniz zaman kendiniz fark ediyor ve ayırabiliyorsunuz.
Zørza, iki kişiden oluşan gruplardan bir başkasıdır. Fakat canlı performanslarında sahnede 4 kişi vardır. Bu da gayet normal bir durum zaten. Eğer iki kişilik bir projeye giriyor ve canlı performanslar sergilemek istiyorsanız geçici müzisyenler ile bunu yapmak zorundasınız. Bu defa Polonyalı grup Twilight of the Golden Star’ın kaydında bir kişiye daha yer açmış. “Harakiri For The Sky ve Karg”dan bildiğimiz “V. Wahntraum” albümün 1 ve 2 numaralı şarkılarında vokal performansı sergiliyor. Normalde ise Zørza’nın şarkıları söyleyen adamı “Amorth”tur. Harakiri For The Sky, bu zamana kadar hep başarılı işler yapmış ve Post-Black Metal’in en önemli gruplarından biri haline gelmiştir. Bu yüzden de Zørza’nın bu başarıya kayıtsız kalamamasını ve vokal teklifini götürmesini anlayabiliyorum. Fakat diğer taraftan Harakiri For The Sky da nedense hep karşıma başka gruplarla iş birliği halinde çıkıyor. Bu da beni şaşırtıyor açıkçası. Albümün ilk iki şarkısının da bu derece Harakiri For The Sky kokuyor olması belki de grubu buna itmiştir, bilemiyorum. Hatta albümün genelinde çok fazla Harakiri For The Sky atmosferi soluyorsunuz. Açıkçası bu benim pek hoşuma gitmedi. Kötü bir albüm kesinlikle değil ama o yolda bütün azameti ile yürüyen birçok grup var zaten. Birazcık farklılaşma, kendi yolunu çizme işi neden düşünülmesin? Hellven’i dinlerken “Mgła” esintilerinin olduğunun ama bunu iyi bir şekilde ayarlayarak, birebir kopyala yapıştır formunda olmadığını belirtmiştim. Burada Mgła etkisi yok fakat Post-Black Metal gruplarının birçoğundan duyduğumuz benzerlikler elbette fazlaca var. Yine de albüm içindeki şarkıları genel olarak beğendim. Albümü dinlemeden önce beklentim yüksekti. Beklentimin altında kalması beni biraz bu albüme karşı soğutsa da bu türü dinlemeyi sevenler bu albümü de seveceklerdir. Özellikle ilk defa bir Zørza albümü dinleyecekler baya seveceklerdir. Albümdeki melodik partisyonlar, bas kullanımı ve davulun şarkılardaki yüksek seviyedeki katkısı net bir şekilde belli. Fakat genel anlamda beste yazımlarının çok normal standartlarda kalması günün sonunda bu albümü ortalama bir seviyeye konumlandırıyor. Hellven ile bu albüm arasında tercih yapmam gerekirse, Hellven’i 2 basamak üst sıraya koyarım.
Polonyalı grup ambiyansı etkili, melodik yapısı ile dikkat çekici bir albümü bizlere sunuyor. Dediğim gibi bu albüme kötü diyemeyiz. Fakat benim beklentilerimin altında kalan bir iş oldu. Belki de zaman içinde dinledikçe seveceğim veya daha uzak kalacağım bir albüm olacak. Bunu zamana bırakalım. Şimdiki duygu ve düşüncelerim bunlar. Bir başka yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!
Albüm Puanı: 7/10


Yorumlar
Yorum Gönder