Albüm Kritik 1427 (Gorod / The Ember Gone)

Herkese selamlar! Bugün yönümüzü Fransa’ya çeviriyor ve Progressive Death ve Technical Death Metal’in iyi örneklerinden biri olan “Gorod”un bu yıl çıkardığı albümden söz edeceğim. Gorod’un isimini epeydir biliyor olmama rağmen, ilk defa 2021 yılında dinledim. 2021 yılında da 2018 yılında çıkan “Æthra” albümünü dinleyerek bu grubun diskografisine giriş yapmıştım. Æthra’yı genel olarak beğenmiş ve ciddi bir süre de dinlemeye de devam etmiştim. Sonrasında ise grubun 2023 yılında çıkardığı albümü “The Orb”u dinlemiş ve kritiğini buraya yazmıştım. Bu iki albümü de dinlemekten gayet keyif almıştım. Fakat günün sonunda bir kez daha zamana yenik düşen albümler oldular. Gorod da öyle. Çünkü sürekli dinlediğim bir grup olmadığı için zaman içinde başka gruplar keşfettikçe arka planda kalıyor. Yine de Gorod’u yakından takip etmeye devam ediyorum. Bugün de bu yakın takibimin sonucu olarak grubun bu yıl çıkardığı “The Ember Gone” albümünden sizlere söz edeceğim.

Gorod'un ne tür bir müzik yaptığını hatırlamam gerekti. Evet, Tech ve Prog Death Metal sentezi bir müzik yaptığını biliyorum grubun ama günün sonunda bunu ne seviyede yaptığını hatırlamam gerekiyordu. Albümün açılış şarkısı olan “Signs”ın ilk dakikasında grubun genel müzik perspektifini hatırlamış oldum. Bu tür albümleri dinlemek her zaman zor olmuştur benim için. Kulakları yoran bir müzik olduğundan değil. Çok katmanlı, çok fazla müzikal olayın olduğu ve odak noktanızı kaybetmeye çok teşne olduğu için bu tür bir müziği dinlemek pek kolay değil. Bu yüzden de ciddi anlamda dikkatimi vererek dinledim The Ember Gone’ı. Bu albümü dinlerken de birçok grup aklıma geldi yine. Fakat Gorod o aklıma gelen Technical Death Metal gruplarına nazaran temposu daha normal düzeyde bir müzik icra ediyor. The Ember Gone’da da durum bu şekilde. Özellikle bu albümde ciddi bir "Leprous" benzerliğini de duyduğumu söylemem lazım. Albümü baştan sona iki defa dinledim ve her ikisinde de dinlemekten genelde keyif aldım. Fakat beni etkileyen bir albüm olduğunu söyleyemem. Diğer birçok gruptan duyabileceğiniz düzeyde bir müzikal genişliğe sahip The Ember Gone. Bu albümde Technical Death Metal’den daha çok Progressive Death Metal etkisi var. Bu yüzden de bu albümün daha akılda kalıcı şarkılardan oluştuğunu söyleyebilirim. Melodik zenginlik olarak iyi düzeyde. Fakat dediğim gibi günün sonunda bütün bu elementler ihtişamlı bir albüm yaratmaya yetecek düzeyde değil. Diğer taraftan işin prodüksiyon kısmı ise çok iyi düzeyde. Gitar tonları, davulun tonu, vokal kayıtları ve bas gitarın tonu da yine çok iyi düzeyde ayarlanmış. Prodüksiyon kalitesi gerçekten de böylesi geniş yelpazeli bir müzik albümü için çok iyi düzeyde. Albümü keyifle dinlettiren bir etkisi olduğu çok açık.


Gorod, hep iyi seviyede işler yapan bir grup. Bu zamana kadar yarattığı her albümde bunu çok rahat duyuyor ve görüyorsunuz. Bu yüzden de bu grubun herhangi bir albümünü düşük puanlamıyoruz. Fakat grubun ne zaman ihtişamlı bir albüm ile bizleri şımartacağını da merak etmiyor değilim. Belki Gorod’un ilk iki albümünü bu kategoriye koyabiliriz ama onların da üstünden çok zaman geçti. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Albüm Puanı: 7/10



Yorumlar