Albüm Kritik 1428 (Uncle Acid & The Deadbeats / Shapes of Midnight)

 


Metal ile sarılmış bir kas sistemim, iskelet yapım, derim, kan akışım var. Metal’e olan sevgimi ve tutkumu en iyi bu şekilde ifade edebiliyorum. Çünkü bu müzik beni ben yapan her şeye sahip. Sadece gürültülü gitar tonları ile oluşan bir müzik türü değil bu. İçinde kaosun ve bu kaosun getirdiği yücelik var. Bunu bir kez hissettiğinizde, tattığınızda ve kan dolaşımınıza enjekte ettiğinizde hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Her bir Metal türü bütünlüğümü oluşturan bir yapboz parçası gibi. Metal bütün bu vücudumu ve benliğimi oluştururken geriye elbette eksik parçalar kalıyor. Bunu yine Metal’e yakın Rock ve Punk ile dolduruyorum. Diğer büyük pay ise Klasik Müzik janrına düşüyor. Bunların hepsini bir huniden geçirip, damıttığımda ise benim için hayatın özü ortaya çıkmış oluyor. Bu şekilde bir açılış yapmamın nedeni eksik parçaları tamamlayan müzik türlerinin başında gelen Rock adına harikulade bir iş yapan “Uncle Acid & The Deadbeats”in yeni bir albüm ile bizlere merhaba demesidir. Rock’ın uzun yıllardır muazzam bir grubu olarak kendisini en niş konuma koymuş gruplardan biridir. Belki çok göz önünde olan bir grup değil ama bu İngiliz grubu bir kere dinleyip de bu gruba sevdalanmayan yoktur diye düşünüyorum. 2009 yılından bu yana Rock ve Metal cenahında oldukça önemli gruplardan biri olarak gösteriliyor Uncle Acid & The Deadbeats. Bunun sebebi ise çok açık ve nettir. 1960 ve 1970’lerin o old-school Rock şarkı yazımlarını en iyi şekilde devam ettiriyor olmaları ve yine aynı dönem korku sinemasının kült eserleri ile albümlerini harmanlamaları Uncle Acid’i özel bir konuma koymaya yetiyor. Grubu ilk defa 2016 yılında dinlemeye başladım. “Mind Control”ü dinlediğim ilk andan itibaren bu grubun müziğinin ruhuma enjekte olmasına izin verdim. Çünkü o zamanlar çok fazla dinlediğim Doom Metal ve old-school Heavy Metal gruplarına benzeyen şahane müzik yazımı ile gerçekten de benim zihnimi kontrol altına almayı başarmıştı. Sonrasında ise geriye döndüm ve grubun 2011 yılında çıkardığı “Blood Lust”ı dinleyip yazdım. Uncle Acid’in inşa ettiği müziği iyice anlıyor ve bu grubun hayatımın her anında olacağını biliyordum. 2015 yılında çıkan “The Night Creeper” ile Uncle Acid’i bir kez daha dinlemekten büyük keyif almış ve grubun bütün diskografisini dinlemeye karar vermiştim. Bu grup ne yaparsa yapsın dinleyecektim ve öyle de oldu. 2018 yılında çıkan “Wasteland” ise Uncle Acid’in en büyük gövde gösterilerinden biri olmuştu. Sadece ben değil birçok eleştirmen bu albüme güzel şeyler söylemişti. Fakat 2024 yılında öyle bir albümle geldi ki İngiliz dostlarımız resmen gökyüzünden yerin dibine düşüşü hissettirdi. Bu bir Rock albümü değil, eski korku filmleri için yapılmış bir soundtrack albümü gibi bir şeydi. Böylece Uncle Acid diskografisinin en kötü işine de imza atmış oldu. O albümün büyük hayal kırıklığını bugün bile hatırlıyorum. Wasteland’in üzerinden 6 yıl geçtikten sonra “Nell'ora blu” gibi bir işle gelmeleri kabul edilebilir değildi. Neyse ki bu içler acısı albümden 2 yıl sonra Uncle Acid & The Deatbeats nasıl bir grup olduğunu hatırlayarak geri dönmüş oldu. “Shapes of Midnight”tan sizlere bahsedeceğim.


Bir albüm incelemesinin kelime sayısına denk bir başlangıç kısmı ile bu yazıya giriş yaptım. İşte Uncle Acid benim için öyle bir grup. İyi bir Rock ve Doom Metal albümü dinlemek istiyorsam aklıma gelen ilk 5 grup içinde mutlaka olan bir gruptur. Hala grubun bütün diskografisini baştan sona dinlerim. Elbette 2024’te gelen o faciayı hariç tutarak. Shapes of Midnight’ı dinlemeye başlamadan önce gerçekten çok endişeliydim. Nell’ora blu’nun devamı niteliğinde bir albüm mü gelecekti yoksa Uncle Acid’i Uncle Acid yapan o DNA formuna geri mi dönecekti grup? Neyse ki bunun cevabı beni ve diğer birçok kişiyi sevindirecek şekilde oldu. Mind Control, Wasteland ve Blod Lust sentezi bir albüm ile bizleri selamladı Uncle Acid. İşte ben buna iyi bir selamlama derim! Uncle Acid’ten duymayı beklediğim ne varsa hepsi bu albümde mevcut. Baştan sona bütün şarkılarda bunu hissediyor olmak ve keyfini çıkararak bu albümü dinlemek gerçekten büyük bir keyif ve zevk oldu benim için. Gitar tonlarındaki o old-school crunge tınısı, vokallerdeki yine o muhteşem harmoni, eski korku filmlerini hatırlatan güzide ambiyansı ile Uncle Acid & The Deadbeats ne tür bir manyak grup olduğunu hatırlamış ve bizlere de bunun kanıtını Shapes of Midnight ile sunmuş. Albümü dinlediğim süre boyunca gözlerim parladı gerçekten. Bu yılın yine ne güzel işlerinden birini dinliyor olmak beni nasıl mutlu etmesin ki? Albümdeki her şarkı harikulade riffler, sololar ve vokal partisyonları ile bezeli. Synth’in de yine çok iyi düzeyde kullanılması bu şarkıları daha da ilgi çekici kılıyor. Bu albüm için işte ihtişamlı bir albüm derim!


Metal'in sertliğinden asla bıkmam. Gün geçtikçe sertlik dozunu daha da arttırarak dinlerim hatta. Fakat bazı Rock grupları var ki onların varlığı bana güven verir. Kafamı dağıtmak istediğim zaman veya bir es vermek istediğim zaman bu gruplara sarılırım. Uncle Acid & The Deatbeats de sarılmayı en çok sevdiğim gruptur. İyi ki varsınız İngiliz dostlarımız! İyi ki varsın Uncle Acid & The Deabeats. Bir gün canlı performansınızı da görmek dileğiyle… Bir başka yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Albüm Puanı: 10/10



Yorumlar