Albüm Kritik 1431 (Haken / In a Fever Dream)

Herkese selamlar! Progressive Metal ve alt türlerini dinlemeyi seven ve özellikle bu türü ciddi şekilde geliştiren, deneysel dokunuşlar yapan grupları destekleyen biriyim. Her grup bu deneyselliği üst seviyede bir noktaya getiremese de genel olarak başarılı sonuçlara imza atılıyor. Diğer taraftan bazı gruplar da süper-grup projesi olarak Progressive Metal sahnesinde baş gösteriyor. Zaten mevcut gruplarında iyi işler yapan büyük müzisyenler bir araya geliyor ve daha da gösterişli işler yapmak için çalıp, söylüyorlar. Progressive Metal sahnesinde bu tür süper-gruplardan biri olmayan “Haken”in bu sahneye girişi oldukça görkemli olmuştu. Benim gibi bu grubu keşfedenler, Haken’in gerçekten de çok iyi işle yapacağını düşünüyordu. Nitekim kariyerinin büyük kısmında da bunu başarmış bir grup. Haken’i ilk defa 2013 yılında çıkardığı “The Mountain” albümü ile dinlemiştim. O albüm gerçekten şahane bir işti ve bugün de bu albümü dinlemekten büyük keyif alıyorum. Zaten bu albümden sonra Haken’i dikkat çekici bulmuş ve elimden geldiği kadar takip etmeye başlamıştım. Aslında grubun diskografisindeki birçok albümü dinlemiş biri olsam da hepsini buraya yazamadım. En son yazdığım, 2023 yılında çıkan, “Fauna” albümü öylesine büyük hayal kırıklığı olmuştu ki Haken’in tamamen bir rota değişikliğine gittiğini düşünmüştüm. Sadece ben de değil, birçok eleştirmen de bu albümün ciddi anlamda kötü olduğunu yazmıştı. Haken’in müziğini çeşitlendirme isteği ve deneyselliği Fauna’da dibe vurmuştu. Bugün ise Haken’in ne derece bir geri dönüş gösterdiğini deneyimlediğim, grubun yeni EP’si “In a Fever Dream” hakkındaki duygu ve düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım.

In a Fever Dream’i dinlemeden önce açıkçası tek bir beklentim vardı. O da grubun bir an önce kendi ayarlarına dönmüş olmasıydı. Peki, bu beklentim karşılandı mı? Tam olarak karşılandı diyemem ama iyiye giden bir şeylerin olduğu da kesin. Bu EP’nin Fauna’ya kıyasla daha dişe dokunur, dinlemesi daha zevkli ve daha derli toplu olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Şarkıları dinlerken genel olarak müzikaliteden hoşnut kaldım. Yine şarkılarda elektronik dokunuşların olması canımı sıkıyor olsa da bunun daha minimalist düzeyde kalması tutunacak bir dal niteliği taşıyor. Diğer taraftan gitar partisyonlarının çok iyi şekilde yazılması ve özellikle synth ile çok iyi bir sentez yakalanması bu albümü dinleme zevkinize ciddi anlamda katkı sağlıyor. Davulun da elbette her şarkıdaki o progresif partisyon yazımları bu albümü ciddi anlamda bir Progressive Metal janrına yerleştiriyor. Deneysel işler elbette yine devam ediyor. Fakat bunu da hem daha sağlam hem de iyi ölçüde EP’nin geneline yansıttığını görüyoruz Haken’in. Açıkçası bütünsel anlamda bu EP’yi dinlemekten gayet keyif aldım. Fakat her bir şarkıda yine hoşuma gitmeyen kısımların olması, bu şarkıları tek başına biraz zayıf bir konuma sokuyor.


Yine de bütün bu ufak tefek pürüzlere rağmen Fauna’dan çok daha iyi bir iş olduğu aşikâr. Fakat grubun diskografisinde öylesine görkemli işler var ki onların yanında da vasat seviyede kalan bir EP diyebilirim.

Albüm Puanı: 6,5/10



Yorumlar