Albüm Kritik 1433 (Speedslut / Cimbrian Rites)

Herkese selamlar! Bugün kuzeye, güzide bir İskandinav ülkesi olan Danimarka’ya, geçiş yapıyoruz. Danimarka dediğim zaman bir Black veya Death Metal grubundan bahsedeceğimi düşünebilirsiniz. Fakat öyle değil. Bugün sizlere “Speedslut” adındaki Thrash Metal grubundan ve bu grubun bu yıl çıkardığı albümü “Cimbrian Rites”tan söz edeceğim. Aslında Danimarka bir noktada Thrash Metal’i başlatan büyük bir grubun baş elemanının doğduğu ülkedir. Kimden bahsettiğimi gurmeler anlamıştır. Elbette “Metallica” ve “Lars Ulrich”ten söz ediyorum. Bu yüzden de Danimarka, Metallica’nın bir nevi ikinci ülkesi diyebiliriz. Speedslut da Metallica ve diğer büyük old-school Thrash Metal gruplarının yolundan gidiyor. 2023 yılında temelleri atılmış olan grubun ilk LP’si Cimbrian Rites oluyor. Bu albümden önce “Ferocity of Steel” adında EP’lerini 2025 yılında yayınlamış ve ciddi anlamda beğenilmiş. Aradan çok zaman geçmeden de grup ilk albümü Cimbrian Rites yayınlamış oldu. Bir Thrash Metal albümünü, özellikle old-school bir Thrash Metal albümünü, dinlemenin ne kadar keyif verici olduğunu hep söylemişimdir. Bu albümü de aynı keyifle dinledim. Şimdi gelelim duygu ve düşüncelerimden söz etmeye.

Öncelikle bu albümün gerçekten de safkan bir Thrash Metal albümü olduğunu söylemek istiyorum. Hiç öyle akustik bir şeylerin olmadığı, melodik bir şeylerin yer almadığı, sapına kadar hızlı, enerjik ve öfkeli bir albüm. Bu yüzden de bu albümü dinlerken kafa sallamadan bir saniye durmuyorsunuz. Yazılan riffler öylesine Metallica ve “Slayer” formuna sahip ki sanki bu albüm bu iki gruptan birinin eski albümlerinden biri gibi. Bunu başarmak bence önemli. Çünkü bu tarz Thrash Metal’i icra etmek günümüzde pek karşılık bulmuyor. Hala insanlar o büyük grupların eski albümleri ile bu old-school Thrash Metal ihtiyaçlarını gideriyor. Çünkü günümüzde çok az grup o büyük grupların havasını estirebiliyor. Büyük konuşmak istemem ama Speedslut’ın gerçekten de o havayı estirecek potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Fakat grubun isim seçimi bence çok çocukça olmuş. Böylesi grupların daha dalga geçen, şenlikli isimler kullanması günümüzde popüler. Fakat eski Thrash Metal grupların ismine baktığımızda oldukça tehditkâr ve etkileyici olduğunu da söylemem gerekir. Bu yüzden grubun ismini pek beğendiğimi söyleyemem. Albümdeki şarkıları dinlerken grubun ismi ile ilişkili neler var diye baktım. Genel olarak şarkı sözleri de eski grupların, ilk Thrash Metal albümlerindeki sözlere benziyor. Thrash Metal’i övme, içki içip ortalığı kaos alanına çevirme ve enerjilerinin hep Metal ile ilişkili olduğuna yönelik şeyler. Buna ek olarak da biraz da erotizm var. Bu da grubun ismine biraz daha yakın bir tema oluyor. Albümdeki her şarkıyı dinlemek inanılmaz keyifli. Fakat şarkılardaki rifflerin birbirilerine çok benzer yapısı var. Bu yüzden de bazı şarkıları birbirine karıştırdım. Fakat Thrash Metal riffleri yazmak da zaten genelde aynı şeyleri tekrar etme ve diğer gruplarla benzerlik göstermek üzerine oluyor. Bunu negatif olarak alabiliriz ama ben orta noktada yer alıyorum. Çok da büyük bir problem değil yani benim için. Prodüksiyon kalitesi de yine old-school Thrash Metal gruplarınınkine oldukça yakın. Modern bir Metal havası yok. Bu yüzden de o eski havayı soluyorsunuz. Vokalin sesi, bas gitarın varlığı, sololar ve davul çeşitlemeleri ile gerçekten çok sağlam bir Thrash Metal albümü olmuş. Bu albümü dinlemek benim gibi old-school Thrash Metal dinlemeyi seven biri için büyük bir haz.


Danimarka'dan bizlere bu derece hırçın ve eski kafalı bir Thrash Metal albümünü sunmalarına hayran kaldım. Bu albümü dinleyen herkes de aynı hayranlığı dile getirecektir. İlk şarkıdan son şarkıya kadar Cimbrian Rites çok sağlam bir iş olmuş. Sizlerin de mutlaka dinlemesini tavsiye ederim. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Albüm Puanı: 9/10



Yorumlar