Herkese selamlar! Bugün Avustralya’ya, gidiyoruz. Keşke gidebilsek de şöyle bir keyfimize bakabilsek değil mi? Fakat yine buradayız ve yine aynı pespaye gündemlerin içinde, çarkın dişlisi olma görevini yerine getiriyoruz. Neyse, çok fazla derine girmeyeceğim. Bugün oldukça sağlam bir albümden söz edeceğim için keyfim yerinde. Death Metal’in en kompleks halini ve en deneysel formunu muhtemelen Technical Death Metal’den daha yoğun bir şekilde gösteren başka bir alt tür yoktur diye düşünüyorum. Bu türü icra eden çok elit müzisyenlerin ortaya koymuş oldukları performanslar her zaman ilgimi çekmiştir ve her zaman da taktir edilesi bir başarı olduğunu düşünüyorum. Fakat bu albümleri dinlemek ve hazmetmek de her zaman kolay olmuyor. Akılda kalıcı bir şeylerin de yazılmış, bestelenmiş olması gerekiyor ki günün sonunda dinlediğimiz şey hakkında sağlam çıkarımlar yapabilelim. Bugün sizlere söz edeceğim “Psycroptic”in “The Pulse of Annihilation” albümü hem virtüözlük açısından bir şov hem de iyi ve akılda kalıcı Technical Death Metal şarkısı nasıl yazılır iyi bir ders niteliği taşıyor.
Bu albümü dinlemek gerçekten büyük bir keyif verdi bana. Üstelik normalde bu albümü yarın yazacaktım. Bugün siteye ilk defa bir “Periphery” albümü yazayım dedim. Yeni albümünü açtım ve albümün ortasına kusmadan gelebildiğim için kendimi tebrik edip, siktir oradan diyerek albümü kapattım. Metal ile hiç alakası olmayan, müzikal açıdan da oldukça yapay ve dandik bir şeydi. Sonrasında Psycroptic’in The Pulse of Annihilation albümünü dinlemeye başlayınca şöyle bir kendime geldim. Hem de sağlam bir şekilde kendime geldim. Nihayet Metal dinliyorum be diyerek albümün her bir detayını özümsedim ve art arda dinleyerek kendimi daha da mutlu ettim. 1999 yılından bu yana Metal camiasında olan Psycroptic’i ben ilk defa The Pulse of Annihilation albümü ile dinlemiş oldum. Biraz geç kalmış olsam da bu şahane grubu keşfettiğim için çok mutlu oldum. Albümü dinlerken ilk dikkat çeken şey gitar tonlarının çok iyi olması. Technical Death Metal albümlerinde genelde çok iyi gitar tonları seçiliyor zaten. Bu ton kullanılarak şahane riffler yazılmış. Her şarkıda ayrı bir gösteri var. Öyle aşırıya kaçmadan, tam dozunda yazılmış kompleks riffler ve albümün bütününe yayılmış her enstrümanın çok iyi düzeyde kullanılmış olması beni çok mutlu etti. Bu yıl dinlediğim en güzel işlerden biri olduğu kesin. Şarkıları daha da yukarı çıkaran davul yazımı, bas gitarın doğal olarak kendini gösteren bir sounda sahip olması ve vokalin her şarkıda dikkat çekici bir performans sergilemesi The Pulse of Annihilation’ı çok iyi bir noktaya yerleştiriyor. Grubun önceki albümlerini de kesinlikle dinleyeceğim. Çünkü The Pulse of Annihilation damağımda çok iyi bir tat bıraktı. Her şey çok iyi bir prodüksiyon ile bir araya gelmiş ve ortaya dinlemekten büyük keyif alacağınız bir albüm çıkmış.
Avusturyalı Psycroptic’in ciddi anlamda hayranı oldum diyebilirim. The Pulse of Annihilation bu hayran olma işini kolaylaştıran bir albüm oldu. Sizlere de kesinlikle tavsiye ediyorum bu albümü. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!
Albüm Puanı: 9/10


Yorumlar
Yorum Gönder