Albüm Kritik 1447 (Mooncitadel / Hyperborean Combat Overlord)

Herkese selamlar! Bugün sizlere Finlandiyalı Black Metal grubu “Mooncitadel”in bu yıl çıkardığı “Hyperborean Combat Overlord” albümünden söz edeceğim. Finlandiyalı gruplar arka arkaya denk geldi bu sıralar. Ne güzel ki böyle oldu. Zira Fin grupları dinlemekten oldukça keyif alıyorum. Bir de yenilerini keşfettiğim zaman daha da keyifli oluyor. Mooncitadel’i Hyperborean Combat Overlord albümü ile keşfetmiş oldum. 2014 yılında, “Stormheit” mahlaslı “Joakim Kuotesaho” tarafından hayata geçirilmiş bu projeye, 2015 yılında “Forthcaller…” (üç nokta koymamın sebebi bu mahlasın bir cümleden oluşuyor olmasıdır.) da gelerek iki kişilik bir grup formuna bürünmüştür. Black Metal’i okültizm, Fin mitleri ve Lovecraft öyküleri ile süsleyerek icra ediyor grubumuz. Hyperborean Combat Overlord albümünü dinlerken ise daha çok epik bir hava aldım. Hatta bu albümü dinlerken “Falkenbach” esintilerini de aldığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Böyle bir esinti bana ulaştıysa bu albüm benim için gayet iyi bir konumda demektir. Şimdi gelelim albüm hakkındaki duygu ve düşüncelerimden sizlere söz etmeye.

Gerçekten de baştan sona o epik ambiyansı hissettiren, İskandinav mitlerinin ve folklorik yapısını albümün geneline yayan bir albüm Hyperborean Combat Overlord. Bu yüzden de bu albümdeki şarkıları dinlerken sadece bir Black Metal eseri değil, aynı zamanda edebi bir eser de dinlemiş oluyorsunuz. Bu tür epik atmosfere sahip albümlerin dozunu ayarlamak çok önemli. Zira bu dozu aşarsanız ve ambiyansa yüklenip, Black Metal’i geri planda bırakırsanız o zaman gerçekten çok zevksiz bir şey ortaya çıkıyor. Çünkü müziğin temelini ambiyans değil, Black Metal oluşturuyor. Neyse ki Mooncitadel bu konuyu gerçekten çok iyi ele almış ve Black Metal’den hiç ödün vermeden, iyi bir şekilde atmosfer ile yoğurarak bizlere güzel bir albüm vermiş. Yazılan melodik riffler ve çiğ Black Metal riffleri birbiriyle çok iyi uyum sağlıyor. Özellikle melodik partisyonların gerçekten de bu albümün ihtişamına büyük katkı sağladığı aşikâr. Herhangi bir şarkıda ne bir zayıflık ne de bir sıkıcılık var. Tabir yerindeyse Hyperborean Combat Overlord yağ gibi akan bir albüm. Ben büyük keyifle dinledim. Dinlemeye de devam ediyorum bu yazıyı yazarken. Vokal, bas ve davul da yine çok iyi düzeydeler. Her şarkının her bir müzikal ve vokal partisyonunun gerçekten çok iyi bir şekilde kaydedildiğini anlıyorsunuz. Bütün bunlar iyi de bir prodüksiyon ile bir araya geliyor.


Günün sonunda Mooncitadel’i keşfettiğim için oldukça mutlu oldum. Grubun önceki albümlerini de dinlemek için zaman ayıracağım. Sizlere de Hyperborean Combat Overlord albümünü öneririm. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Albüm Puanı: 10/10



Yorumlar