Black Sabbath'ın bütün albümlerini siteye yazma girişimim hala devam ediyor. Yıllar önce Böyle bir işe kalkışmıştım. Fakat her yıl, o yıl çıkan albümleri siteye yazma durumundan dolayı eski albümleri yazma işinde sürekli bir devamsızlık oluyor. Bu yüzden de Black Sabbath’ın bütün diskografisini siteye yazma işi ciddi bir zamana yayılma gösterdi. Neyse ki artık işin sonuna geldik ve bu yıl bütün Black Sabbath albümlerini siteye yazmış olacağım. Bugün ise grubun 1994 yılında çıkardığı ve 17. stüdyo albümü olan “Cross Purposes”tan sizlere söz etmek için klavyenin başına oturdum. 1994 yılında, 17. stüdyo albümü… İnanılmaz geliyor kulağa. En azından bana öyle geliyor. Black Sabbath’ın kariyerinin sürekli bir çalkantıda olması, sürekli değişimler yaşaması ve bütün bu kaotik atmosfere rağmen idolüm “Tony Iommi”nin Black Sabbath’tan asla vazgeçmemesi büyük bir özveri ve tutku örneği değil de nedir? Bu albümün kadrosunda yer alan sanatçıları hemen sıralamak isterim. Elbette işin yaratım, gitar ve şarkı sözü yazma sürecinde Tony Iommi var. Bas gitarda ve yine şarkı yazımına katkıda üstat “Geezer Butler”, vokalde Black Sabbath’ın “Ozzy Osbourne”dan sonra en uzun süreli vokali olmuş “Tony Martin”, davulda hem “Rainbow” hem de “Blue Öyster Cult”ta da çalmış olan “Bobby Rondinelli” ve son olarak da klavyenin başında da 2017 yılında vefat eden “Geoff Nicholls” yer almaktadır. Black Sabbath’ın bütün diskografisini zaten çok önceden dinlemiş biri olduğum için bu albüm hakkındaki duygu ve düşüncelerimi önceden belirlemiştim. Fakat yine de bu yazıyı yazmadan önce albümü bir kez daha baştan sona kadar dinledim ve bütün bu çerçevede düşüncelerimi tekrar ölçtüm, tarttım ve yazıya dökmeye hazır hale getirdim.
Black Sabbath'ın diskografisinin çoğunu gerçekten çok seven biriyim. Her şeyden önce ben bu grubun albümlerini dinlerken sıradan bir müzik grubunun albümünü dinliyormuş gibi yaklaşmıyorum. Heavy Metal çağını açan, devrimsel bir müzik ile Metal’in temellerini atan bir grubun albümlerini dinlediğimi bilerek yaklaşıyor ve ona göre değerlendirmelerde bulunuyorum. Bu yüzden de herhangi bir Black Sabbath albümünden nefret etme, onu yerden yere vurma gibi bir durum söz konusu olamaz. Bu, en başta Black Sabbath’ın yaptığı devrime ve Metal’in ruhuna hakaret olur. Bazıları hala Metal’in başlangıcını başka başka gruplar olarak söylüyor. Onların kesinlikle dünyadan bir haber olduğuna kalıbımı basarım. Metal demek Black Sabbath demektir. Bugün Metal’in yüzlerce türünü dinliyorsak hepsinin hayat ağacı Black Sabbath’tır ve Tony Iommi’dir. “Behemoth” adamı “Adam Darski”nin bir röportajında dediği; “eğer gitar çalmak istiyorsanız hedefiniz Iommi gibi çalmak olmalıdır.” cümlesi benim de yıllardır savunduğum bir şeydir. Burada Nergal’in dediği şey aslında çok açık; Metal’de ikon olarak görülmesi gereken en büyük isim Iommi ve onun Black Sabbath’ıdır.
1994 yılında çıkan Cross Purposes, Black Sabbath kategorisindeki en değerli albümlerden biri bana göre. Evet, hepsi çok değerli ama aralarında bazıları daha çok öne çıkmayı başarıyor. Bu da gayet normal zaten. Bu albümü ilk defa dinlediğimde Iommi’nin bir kez daha ne kadar büyük bir adam olduğu üzerine yine düşüncelere dalmıştım. Bu albümdeki riff yazımları Iommi’nin Heavy Metal adına ne derece büyük işler yaptığının bir başka kanıtı olmuş adeta. Black Sabbath’ın hem old-school havası ortalığı kasıp kavuruyor hem de zamanın kayıt teknolojilerini de görmezden gelmiyor oluşu en net bu albümde hissediliyor. 90’lı yıllardaki kayıt teknolojilerinin bir anda bambaşka noktaya gelmesiyle bizler de çok daha iyi sounda sahip albümler dinlemeye başladık. Black Sabbath’ın Cross Purposes albümü de işte onlardan biri. Albümün çok iyi bir prodüksiyon ile kaydedilmesi hem albümün dinlenebilirliğini arttırıyor hem de iyi yazılmış bestelerin kalitesini daha iyi bir şekilde ön plana çıkarıyor. Albüm bütünsel olarak çok ilgi çekici ve dinlemekten çok keyif aldığım bir albümdür. Fakat Black Sabbath’ın bence kariyerindeki en büyük hata akustik tabanlı şarkılara bulaşmasıdır. Her albümünde bir veya iki tane akustik tabanlı balad şarkılarun olması bence Black Sabbath’ın ruhuna aykırı. Black Sabbath denince duymak istediğimiz şeyler oldukça sert ve niş rifflerle yazılmış şarkılar dinlemektir. En azından benim için bu böyle. Bu albümde de yine akustik tabanlı, düşük tempolu şarkılar var. “Dying for Love” mesela onlardan biri ve albümde hiç sevmediğim şarkı da bu şarkı oldu. Fakat albümde öylesine güçlü şarkılar var ki bu şarkıyı albümün bütününde görmezden gelebiliyorsunuz. Albümde bir diğer öne çıkan unsur ise hiç şüphesiz davul oluyor. “Bill Ward”dan sonra en iyi davulcu tercihi kesinlikle Bobby olmuş Black Sabbath için. Bu albümde her şarkının seviyesini çok daha üst noktaya getirmeyi başarmış. Diğer taraftan Iommi sololarına zaten diyecek bir şey yok. Her daim efsaneviler ve her daim her şarkıya cuk oturan işler oluyorlar. Son olarak da vokalde Tony Martin’in yeterli ve iyi seviyede bir performansı varken, Geezer ise bas gitarın hakkını her şarkıda şahane bir şekilde veriyor.
Black Sabbath'ın kariyerinin sondan 3. albümü olan Cross Purposes diskografinin en güzide işlerinden biri kesinlikle. Bu albümü bu zamana kadar dinlemeyenleriniz varsa mutlaka bir şans verin derim. Pişman olmazsınız. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!
Albüm Puanı: 9/10


Yorumlar
Yorum Gönder