Black Sabbath'ın albümlerini yazmaya devam ediyorum. Artık sona yaklaştık. Bugün de grubun sondan bir önceki albümü, 1995 yılında çıkan “Forbidden”dan sizlere söz edeceğim. Bazı Black Sabbath albümleri popüler müzik platformu olan Spotify veya Apple Music’te yok. Bunun nedeni o albümlerin dağıtımcıları veya direkt olarak Tony Iommi’nin tercihi olabilir. Eğer Black Sabbath’ın bütün diskografisini dinlemek istiyorsanız YouTube Music veya YouTube en iyi alternatif olarak tek başına duruyor. Fakat ben zamanında grubun bütün albümlerini dijital olarak aldığım için bu tür şeylerle pek uğraşmadım. Bu yazıyı yazmadan önce Forbidden albümünü Spotify’dan dinlemek istedim. Orada bulamadım. Sonra Apple Music’te baktım orada da bulamadım. En son çara YouTube Music’te buldum. Bunu söylememin nedeni ise şudur; eğer çok sevdiğiniz ve değer verdiğiniz bir grup varsa (özellikle eski gruplardan) onların albümlerini dijital veya fiziki olarak satın almak gerçekten önem arz ediyor. Çünkü gün geliyor tıpkı Forbidden albümünde olduğu gibi albüme erişemiyorsunuz. Bu da benden naçizane bir tavsiyedir. Bu yazıdan bir önceki yazıda Black Sabbath’ın “Cross Purposes” albümünden söz ederken Iommi’nin bir kez daha ne denli büyük bir virtüöz ve bu virtüözlük sayesinde Metal’i nasıl yarattığından bahsetmiştim. Black Sabbath, kariyerinin başından sonuna kadar hep dikkat çekmeyi başaran albümlere imza attı. Bunların bazıları iyi seviyede olmasa da genel olarak grubun Metal’i getirdiği noktadan dolayı büyük bir saygı duyulması da yine bu albümlerin değerini arttırmıştır. Forbidden da yine Iommi’nin gövde gösterisi yaptığı bir albüm olarak tarihteki yerini almış bir albümdür. Şimdi gelelim bu güzide eser hakkındaki duygu ve düşüncelerimden sizlere söz etmeye.
Black Sabbath'ın diskografisinden konuşurken garip bir durumla karşılaşıyorum. Bunu genelde internet camiasında da görüyorum. Sanki grubun üretkenliği “Sabotage” albümüne kadar devam etmiş ve ondan sonra Black Sabbath hiç albüm yapmamış gibi. 1975 yılından sonra Black Sabbath sadece bu albümleri çalıp, söylemiş gibi bir hava estiriyorlar. Bu durumun en büyük nedeni daha önceki yazılarda da söylediğim gibi Black Sabbath’ın içindeki kaotik atmosferden kaynaklanıyor. Fakat bu grubu yakından takip edenlerin bu gibi bahaneleri kulak ardı ettiğini düşünüyorum. Forbidden albümüne döndüğümüzde ise Cross Purposes’tan sonra bir kez daha iyi bir prodüksiyon ile gelen albüm dinliyoruz Sabbath’tan. Bu da dediğim gibi dönemin getirmiş olduğu teknolojilerin nimeti oluyor. Tabi bu kayıt kalitesini her grup yakalamıştır demiyorum o zamanlar için. Fakat Black Sabbath her daim zamanın teknolojilerine ayak uydurmuştur. Bunu her bir albümün ses alt yapısından net bir şekilde anlayabiliriz. Forbidden’ın Cross Purpose’tan ayıran çok fazla bir özelliği yok aslında. Şarkı yazımları yine Iommi’nin klasikleşmiş o imza riff yazımlarından oluşuyor. Bu albüm de riff çeşitliliği ve beste yazımı konusunda Black Sabbath’ın en iyi işlerinden biri. Iommi’nin Cross Purpose’tan 1 yıl sonra bir albüm daha yayınlamasını açıkçası beklemiyordum. Fakat o dönem “Tony Martin” ile iyi bir uyum sağlanması biraz da bu durumun sonucu olarak gösterilebilir. Bu albümde bu defa “Geezer Butler” kadroda yer almıyor. Geezer’ın yerine daha önce de “Tyr” ve “Headless Cross” albümlerinde de çalmış olan “Neil Murray” var. Geezer’ın olmadığını albümü dinlerken hemen anlıyorsunuz. Açıkçası ben anlıyorum. Geezer’ın nevi şahsına münhasır bas partisyonlarına aşina iseniz hangi Sabbath albümünde olup olmadığını da fark ediyorsunuz. Bu albümde de yine balad şarkılar var. Fakat Cross Purpose’taki akustik ve sofistike yapılı şarkılardan daha azade bir albüm Forbidden. Bu da beni mutlu eden bir şey. Bir de 1975 yılından sonraki Black Sabbath’ı dinlerken fark ettiğim bir şey var; “Metallica”nın 1995’ten sonraki formuna baktığımızda ciddi anlamda bir Black Sabbath etkisi olduğunu görebiliriz. Zaten Metallica, Black Sabbath’ın büyük bir hayranı. Bunu hepimiz biliyoruz. Fakat özellikle Forbidden’da çok net bir şekilde bu fark ediliyor. “James Hetfield”ın günümüzde Iommi tarzı riff yazımları ayan beyan ortada. Bu da Metallica’nın güncel formunun karşılığı oluyor.
Toparlayacak olursam; Forbidden da tıpkı Cross Purpose gibi benim grubun diskografisinde en beğendiğim albümler arasındadır. Bu albümü dinlemek gerçekten büyük bir keyif. Eğer sizlere bu zamana kadar dinlemediyseniz, mutlaka bir şans verin derim. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!
Albüm Puanı: 9/10



Yorumlar
Yorum Gönder