Albüm Kritik 1281 (Hellhammer / Apocalyptic Raids)

Herkese selamlar! Geçmişin tozlu raflarından, Black Metal’in ilk örneklerinden sizlere bahsetme kararı aldım. Aslından bunu zaten daha önce de yapmıştım. Fakat o zaman bir disiplinle değil de daha ziyade “bu albümde sitede olmalı” diyerekten yazıyordum. Örneğin “Mayhem”in “De Mysteriis Dom Sathanas” albümünü 2017 yılında yazmıştım. Bu albüm aslında Black Metal’in çehresine direkt olarak etki eden ve Norveç Black Metali’nin günümüz Black Metal sahnesine ne derece büyük etkisi olduğunu gösteren bir albümdür. Bu yüzden de bu albümden bahsetmemek olmazdı. İçinde bulunduğumuz ocak ayı içinde de Black Metal sahnesinin ilk albümlerini sizlere yazma kararı almak istedim. Çünkü bu süre zarfında 2026 yılında çıkacak olan albümleri de biriktirmeye başlayacağım. Bu yüzden de sitenin hem boş kalmaması hem de kendimin bu zamana kadar dinlemediği old-school Black Metal albümlerini dinlemem için iyi bir fırsat yaratmış oluyorum. Geçenlerde aslında bu seriye “Bathory”nin kendi adını verdiği ilk albümünden bahsederek başlamıştım. Devamında ise Black Metal albümü olmasa da Black Metal sahnesini etkilemiş bir grup olan “Mercyful Fate”in “Melissa”sından söz etmiştim. Bugün de benim bu zamana kadar hiç dinlemediğim ama Black Metal’in ilk örneklerinden biri olarak kabul edilen “Hellhammer”ın 1984 yılında çıkardığı “Apocalyptic Raids” albümünden söz edeceğim. Bu yazının ilk kısmında hemen şunu da demek isterim. Yazacağım bu ilk Black Metal albüm örneklerini birer tabu olarak görmüyorum. Her albümü göklere çıkarmam veya her albüm hakkında muazzam şeyler söylemem imkansız. Hissettiklerimi ve düşündüklerimi söyleyeceğim her zamanki gibi. Çünkü bu eski albümler bazıları için dokunulmaz statüsünde yer alıyor. Fakat benim için öyle bir durum söz konusu değil. Şimdi gelelim Apocalyptic Raids’in detaylarına.


Öncelikle Apocalyptic Raids’in aslında bir LP değil, EP olduğunu belirtmek isterim. Ben yazının çoğu yerinde “albüm” kelimesini kullanacağım için bu ön bilgiyi vermek istedim. Hellhammer’ı daha önce hiç dinlemedim. Adını duymuştum sadece. Hepsi bu. Grup hakkında ne bir araştırma yapmıştım ne de herhangi bir şarkısına bir yerde denk gelmiştin. Bu yüzden de önce grup hakkında bilgi edinmeye başladım. Beni ilk şaşırtan bu grubun İsviçreli olması oldu. Ben İskandinav yöresinden bir grup olduğunu düşünüyordum. Fakat Avrupa’nın en refah düzeyi yüksek ülkesinden böylesi karanlık ve kaotik atmosfere sahip bir grup çıkmasına doğal olarak şaşırdım. Diyeceksiniz ki sanki İskandinav ülkelerinin refah düzeyi çok mu düşük? Hayır elbette. Fakat o ülkelerde bu kadar üst seviye yaşam standartlarına rağmen melankoli ve depresyon de eksik olmuyor. Üstüne bir de Paganlık bu ülkedeki insanların geçmişlerinde var olduğu için Black Metal ile daha iyi bir eşleşme oluyor. 1982 yılında kurulmuş olan Hellhammer, Metal camiasında başarısız olan gruplardan biri olarak tarihe geçmiş. Grubun diskografisine baktığımızda hiçbir LP’sinin olmadığını ve 2008 yılına kadar sadece Apocalyptic Raids EP’si ile geldiğini görüyoruz. Split çalışmaları olmuş ama onları grubun kariyerinde önemli bir yere koymak pek doğru değil. Apocalyptic Raids’i daha önce dinleyenleriniz varsa bu albümün ne yönden Black Metal sahnesini etkilediğini düşünmüş olduğunuzu tahmin ediyorum. Çünkü bu albümü dinlerken gerçekten sinirlerim bozuldu. Böylesi berbat bir şey nasıl olur da Black Metal sahnesini etkilemiş olur hala aklım almıyor. Bunun üzerine biraz düşündüm ve tek bir sonuca varabildim. Müzikal açıdan kesinlikle Black Metal’in tarihine etki edebilecek bir albüm değil Apocalyptic Raids. Sadece berbat bir prodüksiyon kalitesi ile kaydedilmiş şarkıların olması bunu old-school bir Black Metal albümü yapıyor diye düşünüyorum. Yazılan riffler inanılmaz derecede vasat ve davuldan, vokale kadar her şey aynı vasatlığın bir parçası şeklinde devam ediyor. Bu albümün Black Metal’e etkisi o kötü soundu ile kaotik ve karanlık atmosferi yansıtıyor olmasıdır. Tek varabildiğim sonuç da budur. Diğer taraftan bu albümün günümüzde hiçbir geçerliliği yok. O zamanlar belki bu tarz girişimler merak uyandırıcı olabilir. Fakat aynı senelerde çıkan birçok albüm var ve onların kalitesine baktığımızda bu albümün gerçekten de pejmürde bir şekilde kaydedilmiş şarkılardan oluşan, öylesine bir çalışma olarak değerlendirmemek mümkün değil.


Bu albümü dinlerken keyif alan insanlar illaki vardır. Onların beklentilerinde böylesi kötü prodüksiyonlu albümlerin veya mihenk taşı sınıfında yer alan albümlerin önemi daha başka düzeyde olabilir. Fakat benim için öyle değil. Evet, günümüz Black Metal’ine yön vermiş her gruba ve her albüme saygım vardır. Fakat bu demek değil ki her albümü beğenerek dinlemem gerekiyor veya zorla kendime sevdirmem lazım. Bu yüzden de Hellhammer’ın Apocalyptic Raids EP’si benim için vasat altı bir albümden öteye gidemedi. Grubun uzun sürememiş ve sürekli çalkantı içinde olan kariyerinden de anlaşılacağı üzere kendileri de zaten bu projede çok mutlu değillermiş. Hellhammer’ın sonu kısa sürede gelmesi bir yandan da daha büyük bir şeyin doğmasına neden olmuş. Hellhammer’ın kurucularından “Martin E. Ain (bas ve geri vokal)” ve “Tom G. Warrior (gitar ve vokal)” Black Metal sahnesinde gerçekten de tehditkarlığın ve kaosun sembolü olan “Celtic Frost”u hayata geçirmişlerdir. Zaten Celtic Frost’un ilk albümünden de ilerleyen günlerde sizlere söz edeceğim.

Hellhammer'ın Apocalyptic Raids EP’si benim nezdimde pek bir şey ifade etmedi. Fakat bu EP’yi o zaman dinleyen müzisyenler elbette böylesi kaotik ve çiğ bir şeyin bile karşılık bulabiliyor olmasına bakıp, kendileri de feyz almışlardır. Birçok grubun da temelinde bu albümden feyz almak vardır. Yine de dinlemesi benim için pek de zevkli olmadı. Bir başka yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Albüm Puanı: 6/10



Yorumlar