Herkese selamlar! Bugün cumartesi olduğuna göre şöyle bir geriye doğru dönüş yapalım. Black Metal’in köklerine olan yolculuğumuza devam edelim. Bugün ise Black Metal’in bana göre en nadide ve en özel gruplarından biri olan “Gorgoroth”un ilk albümü “Pentagram”dan sizlere söz edeceğim. Norveç Black Metali deyince akla gelen ilk gruplardan birisidir Gorgoroth. Aynı zamanda ismi ile de zamanın ötesinde bir gruptur. J.R.R. Tolkien’in “Yüzüklerin Efendisi” üçlemesinde geçen ölü ve karanlık toprakların adıdır “Gorgoroth”. Bu yüzden de sadece kendi dünyasından değil Orta Dünya’dan da etkilenen bir oluşumdur Gorgoroth. İkinci Dalga Black Metal furyasının tiran grubu rolündedir. 1992 yılında “Infernus” (Roger Tiegs) tarafından temelleri atılmıştır. Grubun ilk albümü Pentagram’daki kadrosunda ise Infernus’un yanında vokalde “Hat” (Jan Åge Solstad), bas gitarda “Samoth” (Tomas Thormodsæter Haugen) ve davulda “Goatpervertor” (Rune Thorsnes) vardır. Infernus ise gitarın başında ve çoğu şarkının yazımını üstlenen adam olmuştur. Bu kadro kalıcı bir Gorgoroth kadrosu olmamıştır. Zaman içinde çok fazla değişime uğramıştır Gorgoroth. Fakat Infernus’un liderliği bu grupta daimî olmuştur. Öyle olduğu için de Gorgoroth hep Norveç Black Metali’nin en güzide gruplarından biri olarak kalmaya devam etmiştir. Benim için de çok özel bir grup olduğunu söylemiştim. Çünkü Black Metal serüvenim Gorgoroth ile başladı. Her ne kadar Gorgoroth’un Pentagram albümü ile başlamamış olsa da sonrasında grubun bütün diskografisini hatim etmiş biri olarak kalbimdeki yeri hep en güzel yerdir. Bu siteyi takip edenler bilir, burada birçok Black Metal grubunun albümünü yazdım veya grupların kendilerinden uzun uzadıya bahsettim. Çoğu yazıda ise her zaman Gorgoroth’un içimdeki Black Metal ateşini tutuşturan ve hala alev alev yanmasını sağlayan en önemli grup olduğunu söylemişimdir. Gorgoroth belki bazı Black Metal dinleyicileri için çok önemli veya çok bir şey ifade etmeyen grup olabilir. Fakat bunun kesinlikle bu gruba yapılmış en büyük saygısızlık olduğunu düşünüyorum. Gorgoroth sayesinde bugün bizler birçok sağlam Black Metal grubu dinliyoruz. Bu grubun vermiş olduğu ilham çok büyük o yüzden de bir Black Metal dinleyicisinin kesinlikle bu gruba saygı duyması gerekiyor. Lafı giriş bölümünde bu kadar uzattıktan sonra gelelim grubun ilk albümü Pentagram’a.
Gorgoroth 1992 yılında kurulduktan sonra 1993 yılında ilk demosu “A Sorcery Written in Blood”ı yayınladı. Çok dar bir çerçevede sadece karşılık buldu bu demo. Adı üstünde bu bir demo ve 1993 yılında Norveç’in Hyllestad gibi küçük bir şehrinden sesini duyurmaya çalışıyor Infernus. Sonrasında ise 1994 yılında ikinci demo “Promo '94” geliyor. Bu demo ile Gorgoroth dikkat çekmeye başlıyor. İlk dalga Black Metali’nin de yayıldığı ülke de yine Norveç olunca ve bu müziği icra eden sağlam ve ilgi çekici gruplar ortaya çıkınca plak şirketleri de yeni arayışlara geçiyor elbette. İkinci dalganın yayılmaya başlamasıyla Gorgoroth da kendisini dikkat çekici bir konuma getiriyor. “Embassy Productions” Gorgoroth’un Promo 94’ünü beğeniyor ve “Mayhem”den sonra bir kez daha bir gruba “True Norwegian Black Metal Band” ismi ile hitap ediliyor. Promo 94’teki şarkılar daha iyi bir yerde, daha iyi bir prodüksiyon ile kaydedilerek yine aynı yıl, 1994’te, “Pentagram” adı ile piyasaya çıkıyor. Bu albüm ile Norveç Black Metal ekolü bir kez daha sarsılıyor. İlk dalga gruplarının yaratmış olduğu büyük patlamadan sonra ikinci dalgadaki büyük patlamanın ne zaman olacağı bekleniyordu ve Gorgoroth bunu Pentagram ile yapıyor.
Pentagram'ın içinde bulunan her şarkı safkan Black Metal adına çıkmış en iyi örnekleri temsil etmektedir. Her bir şarkı, bugünkü Black Metal’in temelini oluşturan ve birçok grubun hala esinlenip, icra etmeye çalıştığı Black Metal’e karşılık gelmektedir. Evet, Black Metal gerçekten de çok esnek bir tür. Birçok alt türü peyda olmasının yanı sıra, birçok farklı Metal türü ile de bir araya gelebiliyor ve bu birleşimler çok daha niş türleri oluşturuyor. Fakat günün sonunda benim gibi Black Metal’in o kaotik ve şeytani formuna hayran kalanların sayısı hiç azalmıyor ve artmaya devam ediyor. Black Metal’in köküne dönerken de amacım buydu aslında. Her ne kadar çok farklı Black Metal janrları dinliyor olsam da benim için Black Metal’in esas formu her zaman siyah, karanlık, şeytani ve okülttür. Geçenlerde “Marduk” adamı “Morgan” bir röportajında şunu demişti; Black Metal’in içinde şeytan ve satanizm unsurları vardır. Bunlar olmadan safkan bir Black Metal’den söz edemezsiniz. Bu sözün altına imzamı atarım. Bakın benim dinlediğim birçok Black Metal grubu felsefi olguları albümlerinde işliyorlar. Fakat o gruplar bile o konuları işlerken Black Metal’in baş rol oyuncusu şeytanı asla bir kenara bırakmıyorlar. Çünkü işin özünde karanlıkların prensi olmak zorunda.
Pentagram adı ile zaten mesajını direk veriyor ve Gorgoroth’un sonraki kariyerinin nasıl şekilleneceğini hem bu albüm ismiyle hem de albümün içindeki muazzam şarkılarla bizlere gösteriyor. Prodüksiyon olarak kesinlikle çok beğendiğim ve Norveç Black Metal’i çiğliğini çok iyi veren bir albüm olduğunu sonuna kadar savunacağım bir albüm Pentagram. Infernus, Black Metal’in en şeytani adamlarından biri. Hat’in buradaki vokali ile de Infernus’un şahane besteleri çok iyi bir uyum gösteriyor. Her şeyi ile büyük bir eser Pentagram. Günümüzdeki Black Metal’in var olmasını sağlayan en önemli işlerden birisi. Bu albüme ve bu gruba gerçekten de saygımızı sunmamız lazım. Bu zamana kadar bu albümü dinlemediyseniz, dinleyin. Hatta zaman ayırın ve Gorgoroth’un bütün diskografisini dinleyerek ne derece tekinsiz bir grup olduğuna aralıksız bir şekilde şahit olun. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!
Albüm Puanı: 10/10




Yorumlar
Yorum Gönder