Herkese selamlar! Bugün sizlere uluslararası, ortaklaşa yapılmış bir albümden söz edeceğim. Norveç, Finlandiya ve Fransa ülkelerinden dehşetengiz abilerimiz bir araya gelmiş ve “Doedsvangr” adlı bir Black Metal grubunun temellerini atmışlar. Bu abilerin dehşetengiz olduğunu nereden anladığımı soracak olursanız, birkaçını tanıyorum ve o yüzden bu çıkarımı yapabiliyorum. Vokal ve aynı zamanda grubun kuruluşuna imzasını atan “Doedsadmiral (Norveç)” var. Bu adamı “Nordjevel, Gehenna ve Svartelder”den biliyorum. Gitarda olan “Shatraug”u (Finlandiya) birçok Black Metal severin tanıdığını düşünüyorum. “Grave Sin, Hoath, Horna, Sargeist” ve daha birçok grubun başında yer alan Black Metal’in ikonik isimlerinden biridir kendisi. Davuldaki abimiz ise “Anti-Christian”dır (Norveç). Grupta tanımadığım ve Doedsvangr sayesinde öğrendiğim bir isimdir. Bas gitarda yer alan “Sanrabb” (Norveç) ise yine “Gehenna”nın kadrosunda yer alan ama aynı zamanda “Satyricon ve Mayhem”in de canlı performansında çalan bir abimizdir. Son olarak diğer gitarda ise “BST” (Fransa) ter dökmektedir. Bu dostumuzu da bu grup ile keşfetmiş oldum. Gördüğünüz üzere kadro adeta bir efsane Milan kadrosu gibi. Doedsvangr’ı keşfettiğimde ve listeme aldığımda bunlardan bir haberdim. Albümü dinlemeye başlayıp, aynı zamanda da grup hakkında bilgi edinmeye başlayınca bu güzide bilgilere de erişmiş oldum. Bu yazının konusu da bu efsane kadronun, Doedsvangr çatısı altında bu yıl yayınladıkları “Within the Flesh” albümüdür.
Bu albümü dinlerken ve hiçbir şeyden haberim yokken, daha ikinci şarkıda şöyle bir şey dedim kendi kendime: Bu albümü “Aosoth” sanki Norveç ekolüyle pekiştirerek yapmış gibi dedim. Ne kadar da temiz kalpliyim değil mi? Çünkü albümdeki Fransız etkisinin bu derece baskın olacağını hiç beklemiyordum. Bir yanım İskandinav Black Metal tarzında şarkıları özümserken, diğer yanım bütün bunların bir Fransız grup tarafından mı icra ediliyor acaba demesi hiç de şaşırtıcı gelmiyor artık. 2000’den sonra Black Metal’in değişimi ile ilgili hazırladığım podcast kaydının ilk bölümünde de demiştim; Fransızların bu yeni döneme damga vurması Black Metal’in yaratım sürecinde ciddi etkiler gösteriyor. Artık İskandinav gruplar bile bu Fransız etkisinden nemalanıyor ve salt bir Black Metal albümü yazmak yerine görkemli olanı yaratmanın peşinde oluyor. Within the Flesh öyle görkemli bir albüm değil. Bunu en başında söyleyeceğim. Fakat bütün yaratım süreci ve ortaya çıkan müziğin o noktaya doğru gidilmekte olduğunu göstermesi de yalan değil. Bu üç ülkeden müzisyenlerin bir araya gelip, böylesine başarılı bir sentezleme yapmasına gerçekten hayran kaldım. Albümü baştan sona her dinlediğimde, her şarkıda farklı noktalara dikkat kesildim. Her şarkıda farklı tatlar aldım. Bu da elbette harikulade bir dinleme deneyimi demekti benim için. Albümü gerçekten çok beğendim. Çok kaliteli bir Black Metal albümü. Sertliği, kaotik atmosferi, şahane beste yazımları ve bütün bunların bir araya geldiği başarılı bir prodüksiyon… Bütün bunların olduğu bir albümü beğenmeme gibi bir durumum yok. Bir kez daha şunu anlıyorum ki Black Metal’i böylesine iyi düzeyde icra etmek için gerçekten de eski, saplantılı müzik yazımlarından arınmış olmak lazım. Çok geniş bir perspektife sahip olmak ve o geniş perspektifteki atmosferi müziğe olabildiğince iyi bir şekilde yansıtmak lazım. Doedsvangr da tam olarak bunu yapmış.
Norveç Finlandiya ve Fransa ortak yapımı Within the Flesh albümünü sizlerin de kesinlikle dinlemenizi tavsiye ederim. Bu üç büyük Black Metal ülkesinden bir araya gelen müzisyenlerin kendi ekollerini nasıl harikulade bir seviyede sentezlediğine sizler de şahit olun. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!
Albüm Puanı: 8,5/10


Yorumlar
Yorum Gönder