Albüm Kritik 1411 (Old Man's Child / Born of the Flickering)

Herkese selamlar! Bugünkü durağımız Norveç. Dün de söylediğim gibi 31 Ağustos Pazartesi günü de dahil olmak üzere 3 gün boyunca geriye dönüş yapıyoruz. Dün nispeten daha yakın tarihli bir albümü yazdım. “Ultra Silvam”ın 2022 yılında çıkardığı “The Sanctity of Death” albümünün ardından bu defa 30 yıl öncesine gidiyoruz. İlk defa buraya bir “Old Man’s Child” albümünü yazıyorum. Grubun ilk albümü olarak gösterilen, 1996 yılında çıkan “Born of the Flickering”den sizlere söz edeceğim. Old Man’s Child, Norveç Black Metal ekolünün en önemli gruplarından biridir. 1993 yılında Black Metal sahnesine çıkmıştır Old Man’s Child. Sitede ilk defa bir albümünü yazıyor olacağım ama doğrusunu söylemek gerekirse bu grubun birkaç şarkısını ve hatta bir albümünü baştan sona dinlemiş biriyim. Fakat buraya yazma konusunda bir türlü bir fırsat bulamadım. Ya da aklımdan silinip gittiği için bir türlü hatırlayamadım. Black Metal’in köklü gruplarını birer birer buraya yazdığım bir süreç vardı yılın başında. Aslında o zaman diliminde Born of the Flickering de yazacaktım fakat yine olmadı. Artık buna bir dur deme zamanı geldi ve nihayet bu albümden söz etmek için klavyenin başına oturdum.

Peki, bu albüm bu kadar önemli bir albüm mü ki buraya yazmak için bu şekilde problematik bir durum yaşadım? Black Metal’in o çekirdek formunda olan bir albüm olduğu için elbette önemli bir albüm. Birçok Black Metal dinleyicisi bu albümü hep zirveye koymuş durumda. Benim için ise bu albüm yine aynı şekilde önemli bir albüm oldu. Born of the Flickering’i birkaç gündür dinleyen biriyim. Bu albümün bana hissettirdiği şeyler ve üzerine düşündüklerim genelde olumlu oldu. Norveç Black Metal’indeki çiğ formdan daha melodik forma geçiş olan o ara dönemde çıkan bir albüm Born of the Flickering. Hem içindeki melodik partisyonlar hem de hala o sadık kalınan çiğ Black Metal rifflerinden bunu çok net bir şekilde anlıyorsunuz. Bu albümü dinlemeden önce grubun ilk yayınladığı demosunu dinledim. O demodaki gibi şarkılar olduğu gibi bu albümün içine dahil edilseydi muhtemelen yüzümü buruşturarak dinlerdim. Çünkü klasik gitarla çok fazla yazılmış beste var ve bunu çiğ gitar ile sentezleme fikri benim için pek de kabul edilebilir değil. Evet, Born of the Flickering içinde de bu şekilde beste yazımları var ama yoğunluk olarak dengede tutulduğu için beni rahatsız etmedi. Diğer taraftan da bir es verme şarkısı olan “Wounds from the Night of Magic” de bence albümün o akşını bozan ve yine çok akustik olan ve hatta yer yer İspanyol ezgilerini de hatırlatan bir yapıya sahip olduğu için beni rahatsız etti. Yazılan Black Metal rifflerini genel olarak başarılı buldum. Zaten Norveçli bir grup olduğu için bu tür çiğ ve karanlık beste yazımları otomatik olarak genomuna yüklenmiş bir grup oluyor. Bas gitarın da şarkılardaki varlığını çok beğendim. Normalde ilk zamanlardaki o old-school Black Metal şarkılarında bas oldukça geri plandadır. Fakat Old Man’s Child bas gitarın sesini kısmak yerine özellikle melodik partisyonlarda daha da yükselterek daha niş bir sound yakalamayı başarmış. Born of the Flickering’de favori bir şarkım olmadı. Çünkü her şarkıyı aynı derecede beğendim. Bu albümü bu kadar geç dinlediğim için gerçekten hayıflandım. Fakat bundan sonra daha sık dinleyeceğim bir albüm olacağı kesin.


Norveç Black Metal ekolünün en güçlü temsilcilerinden Old Man’s Child, ilk albümü Born of the Flickering ile hem sert hem de sofistike bir giriş yapmış Black Metal sahnesine. 2019 yılına kadar aktif olmayan grup, 2019’da tekrar bir araya geldi. Hatta ülkemizde de geçtiğimiz yıllarda konser verdi. Bir başka yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Albüm Puanı: 8/10



Yorumlar