Albüm Kritik 1448 (Skuggor / The Expanse)

Herkese selamlar! Bugünkü durağımız İskandinav Yarımadası’nın güzide ülkesi “İsveç” oluyor. Bu ülkeden çıkan birçok grubu hepimiz büyük bir keyifle dinliyoruz. Belki sadece benim ve içinizden birkaç kişinin zevkle dinlediği “Skuggor” da İsveçli, güzide bir Black Metal grubudur. Daha doğrusu tek kişilik bir Atmospheric Black Metal projesidir. “Matthew Bell” tarafından hayata geçirilmiş olan Skuggoe projesini aslında en başından beri takip ediyorum. Skuggor 2022 yılında kurulmuş bir Black Metal grubudur. Ben ise 2023’te çıkan ve grubun ilk albümü olan “Skogshypnos”tan itibaren grubu yakından takip ediyorum. Bu albümü gerçekten çok beğenmiş ve Atmospheric Black Metal’de sadece atmosfere abanılarak, Black Metal’i dışarıda bırakan bir grup olmadığı için de Skuggor’a ayrıca kanım kaynamıştı. “Burzum”un ilk (eli, yüzü düzgün) dönemlerini anımsatan bir albümdü. Hatta Burzum’dan çok daha iyi müzik yelpazesi olan bir Black Metal icra ediyor Skuggor. 2024 yılında çıkan “Whispers of Ancient Spells” albümünü geç dinlediğim için siteye yazamamıştım. Bu albüm Skogshypnos kadar etkileyici olmasa da yine de beğendiğim bir işti. Sonrasında ise, 2025 yılında, grubun 3 numaralı albümü “Where Sun Resigns” çıkmış ve bu albümü de yine oldukça başarılı bulmuştum. Skuggor bu yılı da boş geçmiyor ve bizlere “The Expanse” albümünü sunuyor.

The Expanse'ı dinlerken Atmospheric Black Metal’in gerçekten de bu ayarda sunulması gerektiğini düşündüm. Atmosferik öğelerle, Black Metal’in o dengesinin çok iyi ayarlandığı ve bu müziği dinleyen bir Metal dinleyicisinin canını sıkmayan bir müzik ortaya çıkmalı. İşte bunu Skuggor gerçekten çok iyi şekilde yapıyor. The Expanse, baştan sona keyifle dinlediğim bir albüm oldu. Yine grubun ilk albümü kadar ihtişamlı bir iş olmasa da ona oldukça yakın olduğunu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Atmosferik öğeler ile besteler çok iyi bir ambiyans yakalamış ve bizler de bu güçlü ve etkileyici ambiyansın içine çekiliyoruz. Kendimizi birden bu duygusal ve karanlık atmosferin içinde kafa sallarken buluyoruz. Old-school veya Raw Black Metal tarzı hızlı şarkılar beklemeyin. Zaten ambiyans öncelikli bir Black Metal albümünde bunu beklemek pek de mantıklı değil gibi. Matthew’un Skuggor harici onlarca projede görev alan ve onlar grubun lokomotif adamı rolünü üstlenen biri olması, Black Metal’e olan bu bakış açısı bizlere çok iyi albümler olarak dönüyor. Müzikal perspektifi ve enstrümanlardaki yeteneğini hesaba kattığımızda Skuggor’un bu denli başarılı bir proje olması da gayet anlaşılır oluyor. The Expanse’ı dinlemekten büyük keyif aldım ve bu atmosfere kendimi de dahil edebildiğim için albümün keyfini daha üst seviyede çıkardım. Bütün bu müzikal ve atmosferik öğeler oldukça iyi bir prodüksiyon kalitesiyle bir araya gelmiş. Dediğim gibi ilk albüm gibi büyük bir ihtişam hissettirmese de bana, kendi janrında çıkan birçok albüme kıyasla ihtişamlı bir albüm olduğu da çok açık.


Skuggor bu seneyi de boş geçmiyor ve bizlere Atmospheric Black Metal’in en güzle örneklerinden biri olan The Expanse’ı veriyor. Gerçekten dinlemeye değer bir albüm. Baştan sona, her bir şarkıya hayran kaldım. Eğer bu türü seviyorsanız mutlaka kulak verin derim. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere, hoşça kalın!

Albüm Puanı: 9/10



Yorumlar